Kentsel Dönüşümde Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılır? İşte 7 Adımda Güvenli Bina Rehberi
Deprem riskine karşı binalarını test ettirmek isteyen kat maliklerinin izlemesi gereken hukuki ve teknik adımlar ile 7 aşamalı risk tespiti süreci.
Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönüşüm seferberliğinin en kritik aşamalarından birini riskli yapı tespiti oluşturuyor. Anadolu Ajansının "Kentsel Dönüşüm" dosyasının üçüncü bölümünde, deprem riskine karşı binalarının dayanıklılığını ölçtürmek isteyen vatandaşların izlemesi gereken yollar, hukuki süreçler, itiraz hakları ve alternatif çözüm yolları tüm detaylarıyla mercek altına alınıyor.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen riskli yapı tespiti, bina malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere başlatılabiliyor. Hak sahipleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı kurum ve kuruluşlara müracaat ederek binalarının deprem güvenliğini resmi olarak raporlaştırabiliyor.
6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapı Tespiti Nasıl Başlatılır?
Riskli yapı tespiti sürecinde binalar sadece dışarıdan gözlemsel bir muayeneye tabi tutulmuyor. Bakanlığın belirlediği hassas teknik esaslar çerçevesinde, yapının taşıyıcı sistemi, mevcut beton kalitesi ve genel yapısal özellikleri derinlemesine inceleniyor.
Süreç kapsamında binanın taşıyıcı elemanlarından karot örnekleri alınarak laboratuvar ortamında beton dayanımı test ediliyor. Yapının orijinal projesi ile mevcut durumu karşılaştırılıyor, demir donatıların durumu röntgen cihazlarıyla taranıyor ve binanın genel deprem performansı analiz ediliyor. Hazırlanan teknik rapor, elektronik sistem üzerinden ilgili yerel idareye iletiliyor. İnceleme sonucunda onaylanan rapor, tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne gönderiliyor.
Tespit sonuçları binaya asılarak fiziki olarak ilan edilirken, maliklere e-Devlet üzerinden bildirim yapılıyor ve ilgili muhtarlıkta 15 gün süreyle askıya çıkarılıyor. Ayrıca tapu müdürlüğü tarafından hak sahiplerine resmi tebligat gönderiliyor. Binanın riskli olduğuna dair rapora karşı, tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde kentsel dönüşüm müdürlüklerine veya yetkili belediyelere dilekçeyle itiraz edilebiliyor. Bu itirazlar, üniversiteler ve Bakanlık temsilcilerinden oluşan bağımsız bir teknik heyet tarafından karara bağlanıyor.
Deprem Dayanıklılığını Belirleyen 7 Kritik Teknik Aşama
Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Kurucu Başkanı Sinan Türkkan, binalarda risk tespitinin hayati önem taşıdığını belirterek, kolon ve kirişlerde çatlak olan, yaşlı veya fay hattına yakın binalarda yaşayan vatandaşların mutlaka uzman kuruluşlara başvurması gerektiğini vurguladı.
Sinan Türkkan, lisanslı firmaların sahada uyguladığı 7 aşamalı teknik süreci şu şekilde özetledi:
"İlk adımda binanın statik röleveleri çıkarılır, ikinci aşamada zemin etüdü gerçekleştirilir. Üçüncü adımda ise kritik katlardan karot örnekleri alınır; eğer bina 7 kattan yüksekse her kattan karot alınması zorunludur. Dördüncü adımda donatı tespiti yapılarak kullanılan demirin türü, çapı ve etriye aralıkları belirlenir. Beşinci adımda taşıyıcı elemanlardaki korozyon (paslanma) oranı tespit edilir. Altıncı aşamada mevcut çatlaklar incelenerek fotoğraflanır. Yedinci ve son adımda ise elde edilen tüm veriler bilgisayar programına yüklenerek binanın statik analizleri tamamlanır."
Türkkan, bu kapsamlı teknik çalışmaların binanın büyüklüğüne bağlı olarak ortalama 30 gün sürdüğünü ifade etti.
İtiraz Süreçleri, Yıkım Kararı ve Güçlendirme Seçenekleri
Binalarda risk tespiti yaptırmak için apartman genel kurulunda ortak karar alma zorunluluğu bulunmuyor. Kat maliklerinden sadece bir kişinin bile kendi inisiyatifiyle başvurması ve masrafları karşılaması sürecin başlaması için yeterli oluyor. Ayrıca kamu idareleri de gerekli gördüğü durumlarda resen risk tespiti yaptırabiliyor. Alınan karot sonuçlarına itiraz etmek isteyen malikler, mahkeme kararıyla bilirkişi eşliğinde yeniden numune aldırabiliyor.
İtiraz sürecinin ardından riskli olduğu kesinleşen binaların tahliye edilmesi ve yıkılması yasal bir zorunluluk haline geliyor. Bu aşamada maliklere tahliye için 60 günden az olmamak üzere ilk süre tanınıyor. Bu sürede tahliye ve yıkım gerçekleşmezse, altyapı hizmetlerinin kesileceği ihtarıyla 30 günden az olmamak üzere ek süre veriliyor. Süre sonunda yıkımı gerçekleştirilmeyen binalar, idari makamlarca yıkılıyor.
Binanın yıkılıp yeniden yapılması ise tek seçenek değil. Teknik açıdan uygun olan binalarda güçlendirme alternatifi de değerlendirilebiliyor. Ortak kararlar için yıkım ve yeniden yapımda yüzde 50+1 (salt çoğunluk) oranı aranırken, güçlendirme kararı alınabilmesi için kat maliklerinin yüzde 80 çoğunluğunun onayı gerekiyor. Güçlendirme projelerinde devlet tarafından daire başına 320 bin lira tutarında, düşük faizli ve uzun vadeli özel kredi desteği sağlanıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!