Polatlı'da Buğday Sonrası Altın Değerinde Hasat: Çiftçiye İkinci Kazanç Kapısı Ayçiçeği
Ankara Polatlı'da buğday hasadının ardından ekilen ikinci ürün ayçiçeği, hem çiftçiye ek gelir sağlıyor hem de Türkiye'nin yağ açığını kapatmaya destek oluyor.
Ankara'nın tarım merkezlerinden Polatlı ilçesinde, buğday hasadının tamamlanmasının ardından topraklar yeniden canlandı. Sulama imkanı bulunan tarım arazilerinde ikinci ürün olarak tercih edilen yağlık ayçiçekleri, tarlaları adeta sarı bir örtüyle kapladı. Temmuz ayında toprakla buluşan ve yaklaşık 90 günlük kısa bir gelişim sürecine sahip olan ayçiçekleri, ekim ayının ortasından kasım ayının başına kadar sürecek yoğun bir hasat dönemine hazırlanyor. Bu alternatif üretim modeli, üreticilere aynı yıl içinde çift kazanç sağlarken, Türkiye'nin bitkisel yağ açığının kapatılmasına da stratejik bir katkı sunuyor.
Polatlı'nın Hıdırşeyh köyünde hem çiftçilik hem de ziraat mühendisliği yapan, aynı zamanda Ankara Damız Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Hasan Kılınç, bölgedeki tarımsal dönüşümü ve ikinci ürün ayçiçeği üretiminin avantajlarını değerlendirdi.
Orta Anadolu'da Yağ Açığını Kapatacak Alternatif: İkinci Ürün Ayçiçeği
Tarımın profesyonel bir yaklaşım gerektiren zorlu bir sektör olduğunu belirten ziraat mühendisi Hasan Kılınç, bölgede uzun yıllardır bu yöntemi uyguladığını ifade etti. Kılınç, "Bu havzada yaklaşık 6-7 yıldır, 300 ila 400 dekar arasındaki bir alanda ikinci ürün olarak ayçiçeği ekimi gerçekleştiriyorum. Bölgedeki tüm üreticilerimize de bu yöntemi ısrarla tavsiye ediyorum. Buğday hasadından sonra ekilen ayçiçeği, yüksek miktarda su talep etmiyor. Ekonomik açıdan arazinin boş kalmaması ve değerlendirilmesi çok büyük bir kazançtır" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinden bu yana bitkisel yağ açığı bulunduğuna dikkat çeken Kılınç, ithalat bağımlılığını azaltmak için İç Anadolu ve Orta Anadolu gibi uygun havzalarda ikinci ürün ayçiçeği ekiminin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Ukrayna, Rusya ve Moldova gibi ülkelerden ciddi miktarda ayçiçeği ithal edildiğini hatırlatan Kılınç, yerli üreticiye verilen desteklerin artırılması durumunda ülkenin kendi kendine yetebileceğini ve milli servetin yurt içinde kalacağını belirtti.
Dekar Başına 300 Kilograma Varan Yüksek Verim Beklentisi
Gelişim süresi 90 gün olan özel bir ayçiçeği çeşidini tercih ettiklerini dile getiren Hasan Kılınç, ekim işlemini 10 Temmuz tarihinde tamamladıklarını, hasat için ise 15 Ekim ile 1 Kasım arasındaki dönemi hedeflediklerini açıkladı. Bu yılki rekolte beklentisinin oldukça umut verici olduğunu söyleyen Kılınç, "Dekar başına 250 ila 300 kilogram arasında bir verim elde etmeyi öngörüyoruz. Bu sezon ayçiçeklerimizin gelişim durumu oldukça memnuniyet verici" dedi.
Üretim sürecini güvence altına almak adına sözleşmeli tarım modelini tercih ettiğini belirten Kılınç, Karadenizbirlik ile iş birliği yaptıklarını ifade etti. Karadenizbirlik'in bölgede kurduğu alım noktaları sayesinde pazarlama sorunu yaşamadıklarını belirten üretici, teslim edilen ürünlerin fabrikalarda yağa dönüştürüldüğünü, geriye kalan posanın ise besleyici bir hayvan yemi olarak sektöre geri kazandırıldığını aktardı. Fiyat beklentilerine de değinen Kılınç, geçen yıl 30 liranın üzerinde seyreden ayçiçeği kilogram fiyatının bu yıl 35 ila 40 lira arasında olmasını beklediklerini söyledi.
Düşük İşçilik Maliyeti ve Hayvancılığa Çifte Katkı
Ayçiçeği tarımının makineleşmeye son derece uygun olduğunu, bu sayede iş gücü maliyetlerini minimuma indirdiğini belirten Hasan Kılınç, işçiliğin yalnızca sulama aşamasında yoğunlaştığını ifade etti. Sulama altyapısında boru hatlarının sabit olarak döşenmesi durumunda sadece iki kişilik bir ekibin tüm tarlayı rahatlıkla yönetebileceğini belirten Kılınç, bir kişinin pompayı kontrol ederken diğerinin fıskiye ve yağmurlama sistemlerini takip etmesinin yeterli olduğunu vurguladı.
Üretimin görsel ve manevi bir tatmin de sunduğunu dile getiren Kılınç, tarlaların sarıya bürünme sürecini şu sözlerle anlattı: "Çiçek açma dönemi gerçekten çok keyifli. Yeşil tarlada önce tek tük sarı çiçekler görürsünüz, ertesi gün bu sayı hızla katlanır ve birkaç gün içinde tüm tarla tamamen sarıya bürünür. Bu görsel şölen sadece 5-6 gün içinde tamamlanıyor."
Hasat sonrasında tarlada kalan atıkların hayvancılık için de büyük bir değer taşıdığını ifade eden Kılınç, biçerdöverle yapılan hasadın ardından dökülen ve saçılan yağlı tohumların hayvanlar tarafından tüketildiğini belirtti. Bu durumun hayvan beslemesinde yüksek enerji sağladığını ve çiftçiye çift yönlü bir gelir kapısı araladığını söyleyen Kılınç, üretmenin ve emeğin karşılığını almanın üreticiyi mutlu ettiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!