Savaş Ekonomisi Devrede: Küresel Şirketler Günde 1 Milyar Dolar Kazanıyor
Orta Doğu'da tırmanan gerilimle birlikte savunma, petrol, LNG ve tanker taşımacılığı sektörlerinde 160 milyar dolarlık devasa bir savaş ekonomisi oluştu.
Orta Doğu coğrafyasında İran ile İsrail arasında tırmanan askeri ve siyasi gerilim, 165'inci gününü geride bırakırken küresel piyasalarda jeopolitik risklerin tetiklediği devasa bir ekonomik hareketlilik yaşanıyor. Çatışma ortamının küresel ticari dengeler ve şirket bilançoları üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı sektörel analizler, çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. Tanker taşımacılığı, ham petrol, savunma sanayisi, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve savaş riski sigortacılığı gibi kritik sektörlerde yaklaşık 160 milyar dolarlık yeni bir ekonomik hacim yaratıldı. Şirketlerin ikinci çeyrek finansal tablolarında yüzde 300'ü bulan kâr artışları gözlenirken, füze üreticilerinden enerji devlerine, lojistik firmalarından sigorta şirketlerine kadar uzanan bu yeni savaş ekonomisinin aktörleri, günde yaklaşık 1 milyar dolarlık geliri kasalarına koymayı başardı.
Küresel Deniz Ticaretinde Navlun ve Sigorta Krizi: Tanker Gelirleri Katlandı
Yapılan araştırmalar, 160 milyar dolarlık bu devasa hacmin geçmiş dönem siparişlerinden bağımsız olarak, tamamen yeni siparişler, gerçekleşen net kârlar ve artan faaliyet gelirlerinden oluştuğunu gösteriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı ve çevresindeki güvenlik tehditleri, küresel deniz yolu taşımacılığında taşları yerinden oynattı. Güvenli rota arayışıyla aynı miktar petrolün çok daha uzun mesafeler üzerinden taşınması, gemilerin sefer sürelerini ciddi oranda uzattı. Bu durum piyasadaki kullanılabilir tanker arzını daraltırken, navlun fiyatlarında tarihi artışları beraberinde getirdi.
Sektörün küresel liderlerinden DHT Holdings, ikinci çeyrek net kârını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 254 oranında artırarak 56 milyon dolardan 198.3 milyon dolara yükseltti. Şirketin toplam gelirleri 127.9 milyon dolardan 284.8 milyon dolara ulaşırken, DHT filosundaki gemilerin günlük ortalama geliri 46 bin 300 dolardan 126 bin 700 dolara fırladı. Sektörün bir diğer devi Frontline da benzer şekilde rekor kârlılık oranlarına ulaştığını açıkladı.
Lojistikteki bu risk artışı sigorta sektörünü de doğrudan etkiledi. Savaş öncesinde Körfez bölgesine giren ticari gemiler için gemi değerinin yüzde 0.15 ila 0.25'i arasında değişen savaş riski primleri, gerilimin tırmanmasıyla birlikte yüzde 1.5 seviyelerine kadar tırmandı. Bu artış, 100 million dolar değerindeki tek bir tankerin sadece tek bir geçiş için yaklaşık 1.5 milyon dolar sigorta primi ödemesi anlamına geliyor.
Savunma Sanayi Devlerinin Sipariş Defterleri Rekor Seviyeye Ulaştı
Çatışma ortamının savunma sanayisinde yarattığı ekonomik hareketlilik, önümüzdeki yıllarda bilançolara yansıyacak devasa sipariş stoklarıyla kendisini gösteriyor. Küresel ölçekte hava savunma sistemleri ve seyir füzelerinin yeniden stoklanması ihtiyacı, askeri teknoloji üreticilerine tarihi siparişler getirdi. ABD merkezli savunma devi Lockheed Martin, sadece yılın ikinci çeyreğinde 65 milyar dolarlık yeni sipariş alarak toplam sipariş stoğunu 230 milyar doların üzerine taşıdı. Şirketin "Missiles and Fire Control" (Füze ve Atış Kontrol) departmanının satışları 3.43 milyar dolardan 4.10 milyar dolara yükselirken, faaliyet kârında 115 milyon dolarlık net artış kaydedildi.
Benzer bir ivme RTX bünyesindeki Raytheon cephesinde de gözlendi. Özellikle Patriot hava savunma sistemleri, Standard Missile ve AMRAAM gibi mühimmatlara yönelik yoğun talep, şirketin satışlarını 7 milyar dolardan 8.27 milyar dolara, faaliyet kârını ise 805 milyon dolardan 1.04 milyar dolara ulaştırdı. Bir diğer savunma yüklenicisi L3Harris ise ikinci çeyrekte aldığı 7.3 milyar dolarlık yeni siparişle toplam iş hacmini 42 milyar dolarlık rekor seviyeye ulaştırdı. Askeri analistler, çatışmaların başlangıcından bu yana ABD'nin kendi savunma envanterindeki Patriot stoklarının yüzde 65, THAAD stoklarının ise yüzde 38 oranında azaldığına dikkat çekerek, Pentagon'un bu boşluğu doldurmak için milyarlarca dolarlık yeni bütçeler ayırdığını belirtiyor.
Enerji Piyasasında Jeopolitik Deprem: Petrol Devleri ve LNG İhracatçıları Kasayı Doldurdu
Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş riskleri, küresel enerji tedarik zincirinde alternatif kaynak arayışını hızlandırarak ABD'li sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticilerine yaradı. ABD'nin en büyük LNG ihracatçısı konumundaki Cheniere Energy, ikinci çeyrek düzeltilmiş FAVÖK'ünü (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) 1.42 milyar dolardan 1.80 milyar dolara yükselttiğini duyurdu. Sevkiyat sayısını 154'ten 184'e çıkaran şirket, 2026 yılı için yıllık FAVÖK beklentisini de 7.9 milyar ile 8.4 milyar dolar aralığına revize etti.
Savaş ekonomisinden en büyük payı alan aktörler ise her dönem olduğu gibi yine küresel petrol devleri oldu. Jeopolitik risk primiyle desteklenen petrol fiyatları, enerji kartellerinin bilançolarını zirveye taşıdı. Dünyanın en büyük beş petrol üreticisi olan ExxonMobil, Chevron, Shell, BP ve TotalEnergies, sadece ikinci çeyrekte toplamda yaklaşık 48 milyar dolar net kâr elde etti. Bu beş dev şirketin aynı dönem içinde operasyonlarından elde ettiği toplam nakit akışının ise 90 milyar dolar sınırına dayandığı açıklandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!