Savunma Sanayiinin Kalbi Ankara'da Attı: NATO Zirvesi'nde Kritik Kararlar
Ankara'da düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu'nda tarihi adımlar atıldı. Türkiye, ittifakın savunma mimarisindeki güçlü rolünü bir kez daha tescilledi.
Aydın Hasan / Asena Yatağan - NATO müttefiklerinin savunma kapasitesini artırmak ve stratejik iş birliklerini güçlendirmek amacıyla son yıllarda yan etkinlik olarak kurgulanan savunma sanayii forumu, Ankara Zirvesi ile birlikte ilk kez resmi programın ana unsurlarından biri olarak gerçekleştirildi. Küresel savunma koridorlarının gözünü çevirdiği bu tarihi zirve, dün saat 10.00 itibarıyla ATO Congresium’da kapılarını açtı.
NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu’nun açılış oturumu; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in katılımıyla gerçekleştirildi. Liderlerin ve kurmayların yaptıkları stratejik açıklamalar, ittifakın geleceğine yönelik önemli mesajlar barındırdı.
Türkiye'den Avrupa Güvenlik Mimarisine Güçlü Vurgu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, forumda yaptığı konuşmada küresel jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde NATO bünyesinde daha güçlü bir Avrupa sütununun inşa edilmesinin kaçınılmaz hale geldiğini belirtti. Yılmaz, müttefik ülkeler arasındaki ikili kısıtlamaların tamamen kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye'nin savunma ve güvenlik alanındaki yüksek potansiyeline dikkat çeken Yılmaz, "NATO’nun Avrupa kanadına çok ciddi katkılar sunan Türkiye, başta Avrupa Birliği olmak üzere kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerinde etkin şekilde yer almalıdır. Güçlü ve dayanıklı bir Avrupa-Atlantik güvenliği; üretim gücünü, teknolojik birikimi ve operasyonel tecrübeyi tek bir stratejik hedef doğrultusunda birleştirebilen bir mimariyle mümkündür. Türkiye, bu stratejik mimarinin en güvenilir ve en güçlü ortaklarından biri olarak sorumluluk almaya hazırdır" ifadelerini kullandı.
"Sanayi Gücümüzü Caydırıcılığa Dönüştürelim"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise konuşmasında savunma sanayiinde sürdürülebilir üretim ve hazırlık durumunun önemine değindi. Özellikle mühimmat üretiminin müttefikler için en kritik başlık olduğunu vurgulayan Güler, kriz anlarında tedarik zinciri kurmanın gecikmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Bakan Güler, "Bizlerin asli görevi, barış döneminde bu ortak iş birliği kültürünü kesintisiz şekilde inşa etmektir. Bir kriz patlak verdikten sonra yeni üretim hatları kurmaya çalışmak, tedarik zinciri oluşturmak ya da ortak standartlar belirlemek için çok geç kalmış olabiliriz. Bu doğrultuda hazırlıklarımızı bugünden tamamlamalıyız. Çağrımız son derece net: Taahhütlerimizi somut kabiliyetlere, finansal kaynaklarımızı üretime, sanayi gücümüzü ise güçlü bir caydırıcılığa dönüştürmeliyiz" dedi.
Rutte'den "Takım Ruhu" Benzetmesi ve Dev Savunma Yatırımları
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, konuşmasında spor dünyasından bir benzetme yaparak 2026 FIFA Dünya Kupası heyecanına atıfta bulundu. Başarılı bir takımın tek bir oyuncuya bağlı olmadığını belirten Rutte; kaleciden forvete kadar tüm oyuncuların koordinasyon içinde çalışması gerektiğine dikkat çekti. NATO'nun da "nasıl gol atacağını çok iyi bilen" güçlü bir takım olduğunu ifade eden Rutte, geçen yıl Lahey'deki NATO Zirvesi'nde verilen taahhütlerin meyvelerini toplamaya başladıklarını aktardı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün de forumun son derece verimli geçtiğini belirterek, ortak üretim, tedarik zinciri güvenliği ve teknolojik iş birlikleri konusunda kritik temaslar gerçekleştirdiklerini söyledi. Görgün, Türkiye’nin yüksek teknoloji kabiliyetiyle NATO’nun ortak caydırıcılık vizyonuna katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Forum kapsamında NATO’nun hava savunma, gözetleme ve lojistik yeteneklerini artıracak üç büyük çok uluslu tedarik projesi açıklandı. Bu kapsamda, Çok Uluslu Çok Rollü Tanker Uçak Filosu için planlanan 10. Airbus A330 MRTT uçağının yakın zamanda teslim edileceği bildirildi. Ayrıca Airbus A400M Atlas uçaklarına yönelik yeni bir çok uluslu iş birliği projesi başlatılırken, müttefik ülkelerin hava sahası kontrolü için 5 adet MQ-4C Triton insansız hava aracı ve 10 adet Saab GlobalEye uçağının ortak tedarik süreçleri resmen başlatıldı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!