Şeker Sektöründe Dev Operasyon: 8 İlde NBŞ Vurgununa Darbe
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 8 ilde yürütülen nişasta bazlı şeker soruşturmasında 25 şirkete operasyon düzenlendiğini ve 47 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, piyasaya usulsüz yollarla nişasta bazlı şeker (NBŞ) sürerek hem kamuyu zarara uğratan hem de toplum sağlığını tehlikeye atan devasa bir şebekeye yönelik operasyon yapıldığını duyurdu. İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana olmak üzere toplam 8 ilde faaliyet gösteren 25 şirkete ait 26 adrese eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi. 2022, 2023 ve 2024 yıllarındaki NBŞ üretimi, toptan ticareti ve tüketim zincirini kapsayan bu kapsamlı operasyonda, aralarında şirket yöneticilerinin de bulunduğu 47 şüpheli gözaltına alındı.
Yasal Kotalar Aşıldı ve Çift Defterle Vergi Kaçırıldı
Soruşturma raporları, tatlandırıcı pazarında dönen büyük usulsüzlüğü gözler önüne serdi. 4634 sayılı Şeker Kanunu gereğince Cumhurbaşkanlığı Kararlarıyla yüzde 2,5 olarak sınırlandırılan iç piyasa NBŞ satış kotasının organize bir şekilde aşıldığı belirlendi. İç piyasaya sürülmesi yasak olan kota fazlası ürünler, paravan aracı firmalar kullanılarak piyasaya arz edildi. Şüphelilerin, yasa dışı glikoz ve fruktoz şuruplarını gizlemek amacıyla fatura ve sevk belgelerinde "maltodekstrin", "nişasta", "glukoz" ve "fruktoz" gibi farklı ürün isimleri kullanarak büyük ölçekli vergi kaçakçılığına imza attıkları tespit edildi.
Sistemdeki boşluklardan yararlanan şebekenin, e-irsaliye taslak görüntüleriyle mal teslimatı gerçekleştirdiği, ardından bu irsaliyeleri iptal ederek faturasız satış yaptığı belirlendi. Ayrıca resmi denetimlerden kaçmak amacıyla, şirketlerin resmi muhasebe kayıtlarının dışında, uzaktan erişimli gizli harici sunucularda (server) çift defter tuttuğu saptandı.
Hijyenden Uzak Depolar ve Halk Sağlığını Tehdit Eden Detaylar
Kayıt dışı ve kontrolsüz şekilde üretilen yüksek fruktoz içerikli nişasta bazlı şekerlerin dondurma, şekerleme, helva, gazlı içecekler, kolalar, meyve suları, bisküviler, kekler, krakerler, hazır unlu tatlılar, ketçap, mayonez ve hazır soslar gibi geniş bir yelpazede kullanıldığı belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerde, hijyen standartlarının tamamen hiçe sayıldığı, depolarda ölü böcek kalıntılarının bulunduğu merdiven altı alanlar deşifre edildi.

Denetimlerden kaçmak isteyen firmaların, kotaya tabi glikoz şuruplarını kotaya tabi olmayan sıvı maltodekstrin adı altında faturalandırdığı, tesislerde sayaçtan geçmeyen gizli boru hatları ve vanalar kurarak kayıt dışı ürün çıkışı sağladığı saptandı. Ayrıca yediemine bırakılan mühürlü ürünlerin değiştirildiği belirlenerek adli mercilere suç duyurusunda bulunuldu. Vergi Denetim Kurulu (VDK) raporlarında ise kayıtsız satış bedellerinin "vakıf bağışı" adı altında finansal sisteme sokulduğu, elden nakit tahsil edilen paraların ise bir sonraki sezonda kayıt dışı mısır alımında kullanıldığı ortaya çıktı.
Uzmanlardan Hayati Uyarı: "Kronik Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor"
Nişasta bazlı şekerlerin insan sağlığı üzerindeki tahribatına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, yüksek fruktozlu şurupların sık tüketiminin metabolik açıdan büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti. Hacıosman, "Aşırı fruktoz alımı; kilo artışı, insülin direnci, karaciğer yağlanması, trigliserid yüksekliği ve zamanla tip 2 diyabet gibi kronik hastalıklara yol açmaktadır. Özellikle çocuk ve gençlerin erken yaşta bu şekerlere alışması, ilerleyen yaşlarda obezite riskini ciddi oranda artırmaktadır" uyarısında bulundu.
Gıda Güvenliği Denetim Uzmanı, Gıda Mühendisi Nurten Sırma ise şeker sektöründeki kota sisteminin ve piyasaya sürülen şeker türünün bilinmesinin tüketici şeffaflığı açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Sağlık Bakanlığı'nın 12 Mart 2018 tarihli 'Nişasta Bazlı Şekerlerin Sağlığa Etkileri Hakkında Bilim Kurulu Raporu'na dikkat çeken Sırma, raporda NBŞ kotasının kesinlikle artırılmaması, gıdalarda kullanımının sınırlandırılması ve çok sıkı takip edilmesi gerektiğinin tavsiye edildiğini belirtti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuya ilişkin yaptığı sert açıklamada devletin vergi kaybına uğratılmasına ve halk sağlığının hiçe sayılmasına asla göz yumulmayacağını belirterek, "Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir" dedi. Elde edilen yeni deliller ve ifadeler doğrultusunda soruşturmanın daha da genişletileceği öğrenildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!