Sessiz Tehdit Kolorektal Kanser: Poliplerden Korunmanın ve Erken Teşhisin Yolları
Kolorektal kanserlerin %70'inin poliplerden kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Osman Civil, 45 yaşından itibaren düzenli tarama yaptırılması uyarısında bulundu.
Dünya genelinde en sık teşhis edilen ve ölümcül sonuçlarıyla dikkat çeken kolorektal (kalın bağırsak ve rektum) kanserler, sinsi seyri nedeniyle erken aşamada fark edilmeyi zorlaştırıyor. Medipol Sağlık Grubu bünyesindeki Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Osman Civil, bu tehlikeli hastalığa karşı hayati uyarılarda bulundu. Vakaların büyük bir kısmının iyi huylu poliplerden geliştiğini belirten Prof. Dr. Civil, 45 yaşından itibaren düzenli olarak yaptırılacak tarama testlerinin hayat kurtarıcı bir rol üstlendiğini vurguladı.
Sinsice İlerleyen Tehlike: Poliplerden Kansere Uzanan Süreç
Kolorektal kanserler, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alarak halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Hastalığın genellikle bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, nedeni tam açıklanamayan karın ağrısı, rektal kanama, kronik ishal veya kabızlık gibi belirtilerle ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Osman Civil, bu semptomların spesifik olmaması sebebiyle başlangıç evresinde kolayca gözden kaçabildiğine dikkat çekti.
Kanser gelişiminin üç ana yolla gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Civil, "Bu yollar ailesel yatkınlık, kalıtımsal geçiş ve polipler olarak öne çıkıyor. Kolorektal kanser vakalarının yaklaşık yüzde 70'i poliplerden köken alır. Kalın bağırsağın iç yüzeyinde başlangıçta zararsız, iyi huylu tümörler olarak beliren polipler, 5 ila 15 yıl gibi uzun bir süre zarfında hücresel değişime uğrayarak kansere dönüşebilir. Kalıtsal geçişli kanserler vakaların yüzde 5-10'unu oluştururken, ailesel yatkınlık ise yüzde 10-15 oranında gözlenmektedir. Ailesinde kanser öyküsü bulunan bireylerde tarama sürecini çok daha erken dönemlerde başlatıyoruz" dedi.
Değiştirilebilir ve Değiştirilemeyen Risk Faktörleri Nelerdir?
Bağırsak kanserinin ortaya çıkmasında hem bireysel alışkanlıkların hem de kontrol dışı etkenlerin rol oynadığını belirten Prof. Dr. Civil, risk faktörlerini iki grupta ele aldı. Yaşam tarzında yapılacak düzenlemelerle önlenebilecek değiştirilebilir risk faktörlerinin başında obezite, diyabet, insülin direnci, yetersiz fiziksel aktivite, aşırı kırmızı et veya işlenmiş et tüketimi ile tütün ve alkol kullanımı geliyor. Buna karşın ileri yaş, ailede kanser öyküsü, ırk, cinsiyet ve bağırsakta polip varlığı ise değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer alıyor.
Hayat Kurtaran Altın Kurallar: Hangi Yaşta Hangi Tarama Yapılmalı?
Erken teşhisin kolorektal kanser tedavisindeki başarı oranını doğrudan yukarı taşıdığını belirten Prof. Dr. Osman Civil, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onaylanan tarama protokollerini şu şekilde sıraladı:
– 45 yaşından itibaren yılda bir kez gaitada gizli kan testi yaptırılmalıdır.
– Her 5 yılda bir rektosigmoidoskopi tetkiki uygulanmalıdır.
– Her 10 yılda bir kolonoskopi ile tam bağırsak taraması gerçekleştirilmelidir.
Prof. Dr. Civil, ailesinde kolorektal kanser geçmişi bulunan yüksek risk grubundaki bireylerde bu tarama yaş sınırının duruma göre 20'li yaşlara kadar geri çekilebileceğinin altını çizdi.
Multidisipliner Yaklaşım ve Modern Tedavi Yöntemleri
Kolorektal kanserlerin tedavisinde tek bir branşın değil, ortak bir uzmanlar kurulunun karar vermesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Osman Civil, "Tedavi süreci; genel cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve radyoloji uzmanlarından oluşan multidisipliner bir konsey tarafından yönetilmektedir. Hastalığın birincil tedavisi genellikle cerrahi müdahaledir. Tedavi planlamasından önce hastalığın evresini tam olarak belirlemek amacıyla Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) veya PET-CT gibi modern görüntüleme yöntemlerinden faydalanıyor ve her hastaya özel en uygun tedavi yol haritasını belirliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!