Spina Bifida ve Skolyoz Hastası Yücehan Kermen'in Büyük YKS Başarısı: AYT Sayısalda Türkiye 70'incisi Oldu
Bursa'da yaşayan %90 bedensel engelli Yücehan Kermen, 40'tan fazla ameliyata ve zorlu tedavi sürecine rağmen YKS AYT sayısalda Türkiye 70'incisi oldu.
Bursa'da yaşayan ve doğuştan halk arasında "ayrık omurga" olarak bilinen spina bifida ile omurga eğriliği (skolyoz) hastalıklarıyla mücadele eden 18 yaşındaki Yücehan Kermen, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) tarihi bir başarıya imza attı. %90 bedensel engeli bulunan Kermen, tüm fiziksel zorlukları ve tedavi süreçlerini geride bırakarak Alan Yeterlilik Testleri (AYT) sayısal puan türünde Türkiye 70'incisi oldu. Genç dahi, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) ise Türkiye 462'ncisi olarak başarısını taçlandırdı.
Hastanelerden Türkiye Derecesine Uzanan İlham Verici Mücadele
Sağlık sorunları nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarının büyük bir kısmını ev ile hastane koridorları arasında geçirmek zorunda kalan Yücehan Kermen, bugüne kadar 40'tan fazla ağır cerrahi operasyon geçirdi. Hastanede tedavi gördüğü uzun dönemlerde pes etmek yerine zamanını kitap okuyarak ve zeka oyunları çözerek değerlendiren Kermen, zihinsel gelişimini en üst seviyede tutmayı başardı. Nilüfer Borsa İstanbul Fen Lisesi mezunu olan Kermen, matematiğe olan tutkusunun henüz okul öncesi dönemde filizlendiğini belirtiyor.
Yaşadığı ciddi sağlık sorunlarının günlük hayatını zorlaştırmasına asla izin vermediğini vurgulayan azimli genç, eğitim hayatını aksatmamak adına büyük fedakarlıklar yaptı. Öyle ki, lise döneminde geçirmesi planlanan kapsamlı ve riskli bir ameliyatı, sınav hazırlık sürecini kesintiye uğratmamak amacıyla kendi iradesiyle YKS sonrasına erteledi.
"Motivasyon Geçicidir, Başarının Sırrı Sürdürülebilir Disiplin"
Elde ettiği olağanüstü başarıda en önemli etkenin planlı ve disiplinli çalışmak olduğunu ifade eden Yücehan Kermen, özel ders almadığını ve dershaneye gitmediğini vurguladı. Sadece okulunun sağladığı Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) ile hazırlanan Kermen, çalışma felsefesini şu sözlerle özetledi: "Yapamadıklarıma değil, her zaman yapabildiklerime odaklandım. Evde geçirmek zorunda kaldığım zaman dilimleri, aslında matematiğe daha fazla vakit ayırmam için bir fırsat oldu. Dokuzuncu sınıftan itibaren keyfi olarak tek bir gün bile devamsızlık yapmamaya büyük özen gösterdim."
Sınav sürecinde anlık motivasyon kaynakları yerine sürdürülebilir bir çalışma disiplini inşa ettiğini söyleyen başarılı öğrenci, "Bir gün verimli çalışmanız, ertesi gün yeniden o masanın başına oturmanızı sağlıyor. Motivasyon bazen yanıltıcı olabilir; bittiği yerde insanı boşluğa düşürebilir. Bu yüzden ben disiplinle yol almayı tercih ettim. Konuları düzenli takip edip tekrarlarımı hiç aksatmadım. Sınava son iki ay kala ise günde ortalama 6-7 deneme çözerek tempomu en üst seviyeye çıkardım" dedi.
Hedefi Milenyum Problemlerini Çözmek ve Bilim Dünyasına Yön Vermek
Sınav sonuçlarının açıklandığı anı büyük bir heyecanla anlatan Kermen, ekranda Türkiye 70'incisi olduğunu gördüğünde gözlerine inanamadığını, sayfayı defalarca yeniledikten sonra büyük bir sevinç çığlığı attığını dile getirdi. Geleceğe yönelik hedeflerini kararlılıkla çizen Kermen, yükseköğretimde matematik alanında uzmanlaşmak istiyor. Akademik ve fiziki altyapısı güçlü, araştırmayı destekleyen bir üniversiteyi tercih edeceğini belirten Kermen, "Lisenin başından beri tek bir amacım vardı, o da matematikçi olmak. Yurt dışında nitelikli akademik çalışmalar yapıp uluslararası bilim çevreleriyle ortak projeler yürüttükten sonra ülkeme dönerek hizmet etmek istiyorum. Matematik dünyasında çözülemeyen ünlü milenyum problemlerinden birine yanıt getirmeyi hedefliyorum. Engelli bireylere doğru imkanlar sunulduğunda başaramayacakları hiçbir şey yoktur" ifadelerini kullandı.
Oğlunun eğitim hayatı boyunca en büyük destekçisi olan anne Pembe Kermen ise yaşadığı tarifsiz gururu şu sözlerle paylaştı: "Tam 8 yıl boyunca her gün oğlumla birlikte okula gittim, gerektiğinde sınıf kapısında saatlerce nöbet tuttum. Yücehan, ilkokul birinci sınıftan itibaren kendi sorumluluğunu bilen, ödevlerini aksatmayan bir çocuktu. Ona hayatım boyunca bir kez bile 'Ders çalış' demek zorunda kalmadım. Anne baba olarak verdiğimiz tüm emeklerin karşılığını bu şekilde almak bizim için kelimelerle tarif edilemeyecek kadar büyük bir mutluluk."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!