Türkiye Sağlıkta Küresel Güç Haline Geldi: Yabancı Hasta Sayısı 3 Milyonu Aştı
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sistemindeki büyük dönüşümü, ESKOM projesini ve yerli tıbbi teknoloji hamlelerini açıkladı.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul’da görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek Türkiye’nin sağlık vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Son çeyrek asırda Türk sağlık sisteminin gösterdiği muazzam gelişime dikkat çeken Memişoğlu, elde edilen başarıların ülkenin en büyük gurur kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin sunduğu nitelikli sağlık hizmetleri sayesinde küresel bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Bakan Memişoğlu, tedavi amacıyla ülkeye gelen yabancı ziyaretçi sayısının 3 milyonu aştığını ifade etti. Çevre ülkelerin Türk sağlık modelini örnek aldığını ve bu konuda yoğun destek talebinde bulunduğunu belirten Memişoğlu, Türkiye'nin artık birçok dünya ülkesine yardım edebilecek kapasiteye ulaştığını dile getirdi.
Evde Sağlıkta Yeni Dönem: ESKOM ve Güçlendirilen Aile Hekimliği
Toplumun yaşlanması ve aile yapısının küçülmesiyle birlikte sağlık hizmetlerinde yeni modellerin kaçınılmaz olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini tek bir çatı altında birleştiren yeni yönetmeliğin yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bu kapsamda, uzun süre hastanede yatış gerektiren ve evde bakıma ihtiyaç duyan hastalar için daha etkin bir koordinasyon sağlanacağını açıkladı. Süreci yönetmek adına ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) adı verilen modern bir komuta merkezi kurulduğunu belirten Memişoğlu, evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin bu merkez üzerinden entegre şekilde yürütüleceğini kaydetti.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefi doğrultusunda aile hekimliği sisteminde de ciddi adımlar atılıyor. Türkiye genelinde aile hekimi sayısının 25 bin seviyesinden 31 bine çıkarıldığını açıklayan Memişoğlu, mega kent İstanbul özelinde 1.121 aile hekimliğinin hizmet verdiğini, son dönemde 81 yeni birimin açıldığını ve 130 yeni birimin daha açılacağını müjdeledi. Aile hekimliklerinin yetkilerinin artırıldığını ifade eden Bakan, artık bu merkezlerde yaklaşık 1.850 ilacın yazılabildiğini, sağlık raporlarının düzenlenebildiğini ve gerekli durumlarda hastalar adına doğrudan hastane randevusu alınabildiğini aktardı.
İstanbul’a Dev Hastane Yatırımları ve Koruyucu Sağlık Önlemleri
Türkiye’deki ölüm nedenlerinin zirvesinde dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörlerin yer aldığını belirten Bakan Memişoğlu, en büyük risk faktörlerinden biri olan tütün kullanımına karşı sert uyarılarda bulundu. Ülkede erkek nüfusun yüzde 46'sının sigara kullandığını ve geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 8 milyar paket sigara satıldığını açıklayan Memişoğlu, toplumun sigarayı bırakması yönünde güçlü şekilde motive edilmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul'un sağlık altyapısını güçlendirmek adına son 24 yılda 79 büyük hastanenin inşa edildiğini, sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 sağlık tesisinin hizmete alındığını hatırlatan Memişoğlu, yeni projelerin de müjdesini verdi. Sancaktepe'de yapımı süren 4 bin yataklı dev şehir hastanesinin 2027 yılının ikinci yarısında hizmete girmesinin planlandığını belirten Bakan; Haydarpaşa kampüsü çalışmalarının başladığını, Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin projelendirme aşamasına geçildiğini ve Beykoz Hastanesi'nin de 2027 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.
Bununla birlikte, kamuoyunda yakından takip edilen HPV ve SMA konularına da değinen Memişoğlu, HPV taramaları ve kanser profili üzerine bilim insanlarının titiz bir çalışma yürüttüğünü, SMA tedavisinde yurt dışında kullanılan ilaçların etkinliğinin de bilimsel kurullarca yakından değerlendirildiğini belirtti. Organ bağışı konusundaki hassasiyete de dikkat çeken Bakan, e-Devlet ve e-Nabız entegrasyonu sayesinde bağışçı sayısının 250 bine ulaştığını ancak Türkiye'de hala 30 binin üzerinde hastanın organ beklediğini hatırlatarak vatandaşları bağış yapmaya davet etti.
Sağlık Teknolojilerinde Yerlileşme ve Yapay Zekâ Dönemi
Türkiye’nin sağlık alanında tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda ilaç ve tıbbi cihazlarda yerlileşme hamlesi başlattıklarını ifade eden Memişoğlu, bu kapsamda 45 stratejik cihaz belirlediklerini açıkladı. Devletin bu cihazların yerli imkanlarla üretilmesi konusunda tam bir kararlılık içinde olduğunu vurgulayan Bakan, sağlığın Türkiye'nin lokomotif sektörü olacağını ifade etti.
Sağlık sisteminde dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımının artırılacağını kaydeden Memişoğlu, hastane denetimlerinin artık şikayet odaklı değil, yapay zekâ destekli risk analizleriyle gerçekleştirildiğini söyledi. Özel sektör de dahil olmak üzere tüm sağlık verilerinin yapay zekâ tarafından taranarak standart dışı durumların anında tespit edildiğini belirten Bakan, mamografi tanılarında ve ASELSAN tarafından geliştirilen mobil röntgen cihazlarında yapay zekâ teknolojisinin aktif olarak kullanıldığını dile getirdi.
Yerli aşı ve teknoloji üretimine yönelik planlamaları da paylaşan Memişoğlu, 8 yerli aşının Türkiye'de üretilmesi için süreçlerin başladığını, bunlardan 6'sı için birkaç hafta içinde resmi sözleşmelerin imzalanacağını açıkladı. Aşı üretiminin sadece dolum aşamasıyla sınırlı kalmayacağını, "master cell" (esas hücre) seviyesinden itibaren tamamen yerli imkanlarla yapılacağını belirten Bakan, iki yıl içinde yüzde 70'in üzerinde yerlilik oranına sahip yerli ultrason cihazının üretileceğini, ASELSAN ile ortaklaşa geliştirilen kalp-akciğer pompasının ise hastalar üzerinde başarıyla kullanılmaya başlandığını ve yıl sonu itibarıyla seri üretime geçileceğini müjdeledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!