Yargıtay'dan Emsal Karar: Eşe Canlı Konum Dayatması Boşanma Nedeni Sayıldı!
Yargıtay, eşine her gün canlı konum gönderme zorunluluğu getiren kadın ile ameliyatlı eşine kısır muamelesi yapan kocayı eşit kusurlu buldu.
Teknolojinin evlilik ilişkilerine yansıması yargıya taşındı. Yargıtay, milyonlarca çifti yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Ankara'da görülen davada, eşine her gün düzenli olarak canlı konum gönderme zorunluluğu getiren kadın ile geçirdiği operasyon sonrasında eşine "kısır" muamelesi yapan koca arasındaki anlaşmazlık son noktayı koydu.
Ankara'da Başlayan Hukuk Mücadelesi ve Karşılıklı Suçlamalar
Ankara'da yaşayan çiftin boşanma davasında taraflar birbirlerine yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Davacı koca, eşinin kendisi üzerinde aşırı bir denetim kurduğunu, her akşam saat 19.00 ile 20.00 arasında nerede olduğunu kanıtlaması için canlı konum paylaşmaya zorlandığını iddia etti. Bu durumun evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğini savundu.
Davalı kadın ise iddialara karşı çıkarak, geçirdiği cerrahi operasyonun ardından eşinin ailesi tarafından dışlandığını ve kendisine "kısır" muamelesi yapılarak hakaret edildiğini öne sürdü. Bu süreçte eşinden hiçbir destek görmediğini belirten kadın, aynı zamanda ekonomik şiddete maruz kaldığını ve yalnız bırakıldığını ifade etti.
Aile Müdahaleleri ve Yargıtay'ın 'Eşit Kusur' Değerlendirmesi
Davayı inceleyen yerel mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların ailelerinin de büyük bir rol oynadığını saptadı. Yapılan incelemelerde, kadının annesinin evliliği sonlandırmaya yönelik yönlendirici ifadelerinin kadın üzerinde baskı oluşturduğu belirlendi. Diğer taraftan, kocanın babasının da oğlunu evlatlıktan reddetmekle tehdit ederek, gelinini evden kovması yönünde oğluna yoğun baskı uyguladığı tespit edildi.
Tüm bu dinamikleri değerlendiren mahkeme, eşine sürekli canlı konum attıran kadın ile ameliyat sonrası eşine psikolojik ve ekonomik şiddet uygulayan kocayı eşit derecede kusurlu kabul etti. Mahkeme, boşanma kararıyla birlikte kadın lehine 20 bin Türk Lirası değerinde toplu yoksulluk nafakası ödenmesine hükmetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesine taşındı. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin verdiği kararı hukuka uygun bularak onadı.
Hukukçulardan Uyarı: Zorla Konum İstemek Psikolojik Şiddettir
Verilen bu kritik kararı değerlendiren Hukukçu Kadriye Güçlü Sakarya, eşe yönelik sürekli canlı konum paylaşımı baskısının hukuki düzlemde kusurlu bir davranış olarak kabul edildiğini vurguladı. Sakarya, mahkemelerin bu tür dayatmaları kişisel hak ve özgürlüklere müdahale ve psikolojik şiddet kapsamında değerlendirdiğini belirtti.
Toplumda şiddet algısının genellikle fiziksel şiddetle sınırlı kaldığına değinen Sakarya, "Hukuk sistemimizde fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet de boşanma davalarında belirleyici unsurlardır. Günümüzde pek çok evlilik, bu gizli şiddet türleri nedeniyle sona ermektedir" dedi. Güven ilişkisinin evliliğin temeli olduğunu hatırlatan Sakarya, eşlerin birbirini sürekli kontrol etme çabasının bu güveni tamamen yok ettiğini ifade etti.
Teknolojinin sunduğu imkanların çiftler arasında rızaya dayalı olarak kullanılmasının herhangi bir hukuki sorun teşkil etmeyeceğini belirten Sakarya, "Eğer çiftler karşılıklı rıza ile birbirlerinin konumunu takip ediyorsa, bu durum kendi ilişki dinamikleridir ve hukuki bir kusur oluşturmaz" dedi. Ancak bu durumun bir zorlamaya dönüşmesi halinde işin renginin değiştiğini ifade eden Sakarya, "Zorla dayatılan konum takibi, evlilik birliğini temelden sarsan bir psikolojik şiddet unsurudur ve Yargıtay'ın bu son kararı bu durumu tescilleyen çok önemli bir emsaldir" değerlendirmesinde bulundu.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Ahbap Derneği soruşturmasında Oğuzhan Uğur hakkında bilirkişi raporu ortaya çıktı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!