Yerli Nanoteknoloji Ürünüyle Su Verimliliğinde Büyük Adım
Yerli nanoteknoloji ürünü NANOTERN, su verimliliğini artırarak tarımda devrim yapıyor. Türkiye'de üretilen bu teknoloji küresel alanda büyük ilgi görüyor.
Türkiye, tarımda su verimliliğini artırmak amacıyla yerli bir nanoteknoloji ürününün seri üretimine başladı. NANOTERN adı verilen bu yenilikçi ürünün tanıtım törenine; TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Güler Sabancı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici gibi önemli isimlerin yanı sıra, çok sayıda kamu kurumu temsilcisi, akademisyen, sektör paydaşı ve uluslararası konuk katılım sağladı.
Yerli Teknolojinin Küresel Başarısı

Toplantıda yapılan açıklamalara göre, dünya genelinde hala laboratuvar aşamasında olan bu teknoloji, Türkiye'de sahada doğrulanarak endüstriyel ölçekte üretilebilir hale geldi. NANOTERN, toprakta suyun daha uzun süre tutulmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü bir şekilde geri verilmesini sağlayan biyobozunur bir nano malzeme olarak tanıtıldı. İstanbul'un tarihi su sarnıçlarından esinlenerek adlandırılan bu teknoloji, kendi ağırlığının 1.800 katına kadar su absorbe edebiliyor. Bu sayede sulama suyu tüketimini yüzde 50'ye kadar azaltırken, tarımsal verimliliği yüzde 25'e kadar artırıyor ve gübre ile diğer tarımsal girdilerin etkinliğini artırarak üretim maliyetlerini düşürüyor.
Türkiye'nin Yüksek Teknoloji Hedefleri
TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, bu girişimin Türkiye'nin yüksek teknoloji üretme hedefinin tarım alanındaki somut örneklerinden biri olduğuna vurgu yaptı. Antalyalı, projenin akademiden sanayiye geçişin başarılı bir şekilde sağlanabileceğinin göstergesi olduğunu belirtti ve bunun bir kalkınma modeli niteliği taşıdığını ifade etti.
Su Yönetiminde Teknolojinin Rolü
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çekerek, gençlerin bu alana ilgisini artırmak için teknoloji kullanımının kritik önem taşıdığını vurguladı. Kirişci, suyun verimli ve kayıpsız kullanılması için teknolojik çözümlerin kritik önem taşıdığını belirtti ve "Su stresi altında bir ülkede suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir." dedi.
İklim Krizi ve Teknolojinin Önemi
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve ANT Systems yatırımcısı Güler Sabancı, iklim kriziyle birlikte su stresinin giderek daha görünür hale geldiğini belirtti. Sabancı, bu tür teknolojik girişimlerin iklim kriziyle mücadelede belirleyici rol oynayacağını ve gelecek için teknolojiye dayalı çalışmaların önemine dikkat çekti.
Akademik Destek ve Yenilikçi Çözümler
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici, söz konusu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve uzun yıllara dayanan yoğun bir emeğin bulunduğunu belirtti. Bu tür teknolojilerin, farklı kriz dönemlerinden geçilmesine rağmen kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Toprak Yönetimi ve Su Kıtlığı
ANT Systems Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO'su Can Yurdakul, toprağın yalnızca savaşla değil, su kıtlığı ve verimsizlik gibi sorunlarla da kaybedilebileceğine işaret etti. Yurdakul, "Artık dünyanın en büyük meselelerinden biri enerji, su ve tarım. Tarım sektörü, dünya tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70'ini kullanıyor." diyerek, mevcut kaynaklarla daha sürdürülebilir üretim yapılmasının önemine dikkat çekti.
Nanoteknolojinin Etkinliği
ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO'su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu, sürdürülebilirlik kavramının önemine vurgu yaparak, hızlanan nüfus artışının kaynak tüketimini artırdığını dile getirdi. Menceloğlu, nanoteknoloji ürünlerinin daha az malzeme ile daha etkin sonuçlar verdiğini ve bunun kabul gördüğünü ifade etti.
Uluslararası Açılım ve İşbirlikleri
ANT Systems Ortağı ve Dış İlişkiler Başkanı Ömer Faruk Tanrıverdi, teknolojinin uluslararası açılımının küresel gündemle örtüştüğünü belirtti. ANT Systems'in, uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla yapılacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Yatırım ve Gelecek Planları
Yeni merkeze ilişkin yapılan bilgilendirmede, Series A öncesi yatırım turunda 3 milyon dolar yatırım alan ANT Systems'in, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleriyle birlikte toplam yatırım büyüklüğünü yaklaşık 5 milyon dolar seviyesine taşıdığı belirtildi. İstanbul'da Ar-Ge laboratuvarları, kurumsal ofisleri ve yıllık 3 bin ton kapasiteli üretim tesisini aynı entegre yapı altında toplayan şirketin, küresel patent haklarına sahip olduğu teknoloji portföyünün ticari değerinin 25 milyon doların üzerinde değerlendirildiği aktarıldı.
Portföy ve Patent Hakları
Şirketin portföyü yalnızca su yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Bitki sağlığında pestisit kullanımını optimize eden Insease ile ağır metal ve toksik madde içermeyen dezenfeksiyon teknolojisi AntimicAgro da portföyde yer alıyor. Kontrollü pestisit salınımı ve ileri tarımsal malzemeler üzerindeki Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Portföyde, küresel patent hakları kendisine ait olan 7 patentli teknoloji bulunuyor.
Küresel Büyüme Stratejisi
İstanbul'da Ar-Ge ve üretim altyapısına sahip olan şirket, Hollanda Lahey'de uluslararası ofisine ve ANT Systems Holding B.V. çatısına sahip. Avrupa merkezli küresel büyüme stratejisini sürdüren şirket, Ünlü Portföy Yönetimi A.Ş., BloomTech Capital B.V., Foton Holding B.V., Akça Holding, HEK Yatırım A.Ş. ve The Porte Global Affairs A.Ş. gibi kurumsal yatırımcıların yanı sıra Güler Sabancı, Dilara Kaya Karadeniz, Orhan Tağı, Erman Yurdakul ve Can Güneri'nin yer aldığı bir yatırımcı yapısı tarafından destekleniyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!