Demans ve Alzheimer Küresel Tehdit Haline Geldi: Doğru Adımlarla Riski Azaltmak Mümkün
Dünya genelinde 57 milyondan fazla insanı etkileyen demans vakalarının yüzde 45'inin, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceği açıklandı.
Dünya genelinde her yıl 21 Eylül, beyin hücrelerinin ilerleyici kaybıyla karakterize olan Alzheimer hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla "Dünya Alzheimer Günü" olarak anılıyor. Hafıza kaybı, zihinsel gerileme ve günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmede zorluklarla kendini gösteren bu hastalık, her yıl binlerce insanın yaşamını yitirmesine yol açıyor. İlk kez 1906 yılında Alman psikiyatrist ve patolog Alois Alzheimer tarafından tanımlanan bu rahatsızlık, günümüzde tıp dünyası tarafından "21. yüzyılın kabusu" şeklinde nitelendiriliyor.
Küresel Bir Kriz: Demans Vakaları ve Ekonomik Yükü Çığ Gibi Büyüyor
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 15 Temmuz tarihli verilerine göre, dünya genelinde 57 milyondan fazla insan demansla mücadele ediyor. Her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vakanın eklenmesiyle bu sayının 2030'da 78 milyona, 2050 yılında ise 139 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Demansın en yaygın türü olan Alzheimer, tüm vakaların yüzde 60 ila 70'ini oluşturuyor. Küresel çapta en ölümcül yedinci neden olarak kabul edilen demans, sadece bireyleri değil, ekonomileri de sarsıyor. Hastalığın 2019 yılındaki küresel maliyeti 1,3 trilyon dolar olarak hesaplanırken, bu rakamın 2030'da bakım giderleriyle birlikte 2,8 trilyon dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Eğer demans bir ülke olsaydı, Haziran 2024 itibarıyla dünyanın en büyük 17. ekonomisi konumunda olacaktı.
Teşhis Uçurumu ve Erken Belirtilerde Yaş Faktörü
Alzheimer's Disease International (ADI) verilerine göre, demans hastalarının yüzde 60'ı düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşam sürüyor. Bu oranın 2050 yılına kadar yüzde 71'e tırmanması bekleniyor. Üstelik dünya genelinde her 3 saniyede bir kişiye demans teşhisi konulurken, hastaların büyük bir kısmı henüz resmi bir tanı almış değil. Gelişmiş ülkelerde bile demans vakalarının yalnızca yüzde 20 ila 50'si birinci basamak sağlık hizmetlerinde kayıt altına alınabiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) paylaştığı verilere göre, Alzheimer belirtileri genellikle 60 yaşından sonra belirginleşiyor ve yaş ilerledikçe risk katlanarak artıyor. Nadir de olsa genç yaş gruplarında da bu hastalığa rastlanabiliyor.
Yüzde 45 Oranında Önlenebilir: Değiştirilebilir Risk Faktörleri
Günümüzde demansın kesin bir tedavisi bulunmasa da, DSÖ uzmanları hastalığın ortaya çıkma riskinin yüzde 45 oranında önlenebileceğini veya geciktirilebileceğini belirtiyor. Uzmanlar; tütün ve alkol kullanımı, sosyal izolasyon, hareketsiz yaşam tarzı, hava kirliliği, yüksek tansiyon ve diyabet gibi doğrudan kontrol edilebilecek "değiştirilebilir risk faktörleri" üzerinde duruyor. Bu faktörlerin kontrol altına alınması, gelecekte milyonlarca insanın bu amansız hastalıktan korunmasını sağlayabilir.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!