Doğal Gaz Dağıtımında Yeni Dönem: EPDK'dan Can ve Mal Güvenliğini Artıracak Dev Reform
EPDK, 81 ilde 230 bin kilometreyi aşan doğal gaz şebekesi için devrim niteliğinde bir taslak hazırladı. Acil müdahaleden koku miktarına yeni standartlar geliyor.
Türkiye genelinde doğal gaz ağının genişletilmesi ve vatandaşların kesintisiz enerjiye ulaşması amacıyla yürütülen çalışmalar devasa bir boyuta ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından gerçekleştirilen ihaleler ve genişleme hamleleri sayesinde bugün 81 il merkezinin tamamında, 853 ilçede ve 140 beldede doğal gaz kullanım imkanı sunuluyor. Sektördeki yatırımlarla birlikte imalatı tamamlanan boru hattı uzunluğu ise 230 bin kilometreyi aşmış durumda. Bu büyük altyapının güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir şekilde işletilmesi amacıyla EPDK, sektöre yeni standartlar getirecek kapsamlı bir reform hazırlığına girişti.
Doğal gaz dağıtım faaliyetleri günümüzde EPDK lisansına sahip 73 farklı şirket tarafından yürütülüyor. Sektördeki bu çok oyunculu yapının; hizmet kalitesi, tüketici memnuniyeti ve sistem güvenliği gibi kritik konularda farklı uygulamalara yol açmasını önlemek adına Doğal Gaz Dağıtım Şirketlerinin Teknik İşletmecilik Faaliyetlerine İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı hazırlanarak kamuoyunun ve ilgili paydaşların görüşüne sunuldu. Yeni düzenleme, özellikle can ve mal güvenliğini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.
Türkiye Genelinde Standardizasyon: "Tek Tip" Acil Müdahale Dönemi
EPDK'nın hazırladığı yeni mevzuat taslağıyla birlikte, acil durumlara müdahale süreçlerinde Türkiye genelinde tam bir standardizasyon sağlanacak. Acil müdahale merkezlerine gelen ihbarların sınıflandırılmasından, ihbarı yapan vatandaşların yönlendirilmesine ve sahada gerçekleştirilecek müdahalelere kadar tüm süreçler "tek tip" ve azami verimlilikte yürütülecek. Hiçbir dağıtım şirketi bu hayati süreçleri kendi inisiyatifine göre gevşetemeyecek.
Bununla birlikte, acil müdahale ile bakım ve onarım işlerinde kullanılacak araçların tasarımları ve teknik özellikleri de standart hale getirilecek. Tüm Türkiye'de aynı görünüm ve donanıma sahip olacak bu araçlar, vatandaşlar tarafından trafikte ve sokaklarda kolayca tanınabilecek. Bu sayede olası acil durumlarda zaman kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Sahada görev yapacak personelin de asgari eğitim standartları belirlenerek, tüm ekiplerin güvenlik ve teknik müdahale konusunda üst düzey yetkinliğe ulaştırılması zorunlu kılınacak.
Güvenlik Önlemleri En Üst Seviyeye Çıkarılıyor: Gaz Kokusu Artırılacak
Olası sızıntıların ve kaçakların vatandaşlar tarafından çok daha hızlı fark edilebilmesi amacıyla şebekeye verilen koku maddesinin miktarı azami düzeye yükseltilecek. Ancak sanayi üretim hatlarında kokusuz gaz kullanmak zorunda olan serbest tüketiciler için özel izin ve imkanlar da korunacak. Doğal gaz kaçak tarama faaliyetlerinin periyotları net kurallara bağlanırken; afet, acil durum ve hasar bölgelerinde öncelikli olarak kaçak taraması yapılması zorunlu olacak.
Çelik boru hatlarında korozyon oluşmasını engelleyen katodik koruma sistemleri ile elektrik arkı riskini sıfırlayan topraklama uygulamalarında uluslararası standartlara tam uyum aranacak. Sokaklarda ve kırsal alanlarda yürütülen şebeke çalışmalarında ise vatandaşları uyarmak amacıyla kullanılacak işaret direkleri ve levhalar tek tip tasarıma kavuşturulacak. Böylece altyapı çalışmalarının yürütüldüğü alanlarda güvenlik farkındalığı artırılacak.
Hasar Maliyetleri Sorumlu Kuruma Yansıtılacak ve Afet Sonrası Güvenlik Protokolleri
Yeni düzenleme ile üçüncü şahıslar veya diğer altyapı kuruluşları tarafından doğal gaz şebekesine verilen hasarların yönetimi de disipline ediliyor. Şebekede hasar oluştuğunda bölge hızla emniyete alınacak, gerekirse emniyet güçlerinden yardım istenecek ve gaz kesintisinden etkilenen aboneler anında bilgilendirilecek. Hasar tespiti tek tip bir tutanakla kayıt altına alınacak. Onarım maliyetleri ve bu süreçte havaya karışan atık gazın bedeli, hasara neden olan kurum veya kuruluşa fatura edilecek. Bu adımın, diğer altyapı firmalarının doğal gaz hatlarına yakın çalışırken çok daha titiz davranmasını sağlaması bekleniyor.
Özellikle 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden elde edilen acı tecrübeler ışığında, afet ve hasar sonrası şebekeye yeniden gaz verilmesi süreçleri de katı kurallara bağlanıyor. Afet sonrasında istasyonların ve hatların kontrolleri tamamlanmadan binalara gaz verilmeyecek. Binalara gaz arzı sağlanmadan önce ekipler daireleri tek tek gezerek aboneleri bilgilendirecek ve iç tesisatların güvenliğinden emin olacak. Sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda son şekli verilecek olan taslak, kurul onayının ardından yürürlüğe girecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!