İngiltere'den İstanbul'a Uzanan Girişimcilik Öyküsü: Ataşehir'de Otoparkta Topraksız Tarımla İhracat Hedefi
Manchester Üniversitesi mezunu Aylin Erdoğan, İstanbul Ataşehir'de kurduğu dikey tarım tesisiyle Michelin yıldızlı restoranlara hizmet veriyor.
İstanbul'da tamamladığı lise eğitiminin ardından geleceğini şekillendirmek üzere yurt dışına açılan genç girişimci Aylin Erdoğan, sürdürülebilir tarım teknolojilerinde Türkiye adına önemli bir başarı hikayesine imza atıyor. 2018-2022 yılları arasında İngiltere'nin prestijli eğitim kurumlarından Manchester Üniversitesi bünyesinde işletme ekonomisi eğitimi alan Erdoğan, mezuniyetinin ardından Avusturya'ya geçti. Burada yaklaşık 1,5 yıl boyunca hava kirliliği kontrolü üzerine faaliyet gösteren uluslararası bir şirkette görev yaptı. Ancak her zaman aklında olan kendi girişimini kurma fikri, onu yeniden vatanına dönmeye teşvik etti.
Yurt dışında yaşadığı dönem boyunca topraksız tarım teknolojilerini yakından inceleyen ve dikey tarım sistemlerine yönelik derinlemesine araştırmalar yapan Erdoğan, 2022 yılında Türkiye'ye dönerek pazar araştırmalarına başladı. Projesini hayata geçirmek için yoğun bir hazırlık sürecine giren genç girişimci, üretim denemelerine Aralık 2025'te, ticari faaliyetlerine ise Mart 2026'da start verdi. Bugün, İstanbul'un kalbindeki modern tesisinden kentin en seçkin noktalarına düzenli ürün tedariki gerçekleştiriyor.
Ataşehir'de Bir Otoparktan Michelin Yıldızlı Restoranlara Uzanan Yolculuk
Aylin Erdoğan'ın hayata geçirdiği dikey tarım tesisi, İstanbul'un iş ve yaşam merkezlerinden Ataşehir'de, yaklaşık 700 metrekarelik kapalı bir otopark alanında yer alıyor. Atıl sayılabilecek bir alanı yüksek teknolojili bir üretim üssüne dönüştüren Erdoğan, tesiste 30'dan fazla yenilebilir yeşil yapraklı ürün çeşidi yetiştirdiklerini belirtiyor. Üretim planlamasının çok büyük bir bölümünü ise profesyonel mutfakların ve şeflerin özel taleplerine göre şekillendiriyorlar.
Özellikle Asya mutfağı başta olmak üzere, farklı dünya mutfakları konseptiyle hizmet veren lüks restoranlara yönelik niş ürünler ürettiklerini vurgulayan Erdoğan, farklı marul çeşitleri, wasabi yaprağı ve özel fesleğen çeşitleri gibi bulunması zor ürünleri yetiştirdiklerini ifade ediyor. Ürünler şeflerin tam da talep ettiği boyut ve olgunluğa ulaştığında hasat edilerek taze taze sevk ediliyor. Şu anda İstanbul genelinde aktif olarak 12 kurumsal müşteriye hizmet verdiklerini belirten Erdoğan, bu müşterilerden 2'sinin lüks oteller olduğunu ve doğrudan Michelin Yıldızlı restoranlara da satış yaptıklarını aktarıyor.
%95 Su Tasarrufu ve Sıfır Zirai İlaçla Sürdürülebilir Tarım Teknolojisi
Dikey tarımın geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla sunduğu en büyük avantajların başında kaynakların verimli kullanımı geliyor. Kurdukları devirdaim sistemi sayesinde suyu sürekli geri dönüştürerek kullandıklarını belirten Aylin Erdoğan, bu yöntemle yüzde 95 civarında su tasarrufu sağladıklarını, Ar-Ge çalışmalarıyla bu oranı yüzde 99.9 seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor. Tesis bünyesinde kullanılan gelişmiş LED aydınlatma sistemleri sayesinde bitkilerin ihtiyaç duyduğu ışık şiddeti ve süresi milimetrik olarak kontrol ediliyor. Ayrıca farklı iklim koşullarına gereksinim duyan bitki grupları için tesis içinde özel kontrollü üretim odaları bulunuyor.
Topraksız tarım yöntemiyle yetiştirilen ürünlerin kalitesinin son derece yüksek olduğunu ve bugüne dek şeflerden tek bir olumsuz geri dönüş dahi almadıklarını vurgulayan Erdoğan, toprak kullanılmadığı için hiçbir şekilde kimyasal zirai ilaca (pestisit) ihtiyaç duymadıklarını belirtiyor. Genetiğiyle oynanmamış tohumlarla üretilen bu hassas yeşillikler, ev tipi buzdolaplarında dahi üç haftaya kadar tazeliğini ve formunu koruyabiliyor. Tesisin kurulum aşamasında tamamen yerli mühendislik ve yerli firmalardan destek aldıklarını ifade eden genç girişimci, teknoloji altyapısından tohum tedarikine kadar her aşamada yerli iş ortaklarıyla çalışarak milli üretime katkı sunduklarını dile getiriyor.
Küresel Vizyon: İstanbul'dan Avrupa Pazarına İhracat Hedefi
Girişiminin gelecek planlarından bahseden Aylin Erdoğan, öncelikli hedeflerinin İstanbul pazarındaki konumlarını güçlendirmek ve ardından iç pazarda daha geniş kitlelere ulaşmak olduğunu belirtiyor. Türkiye genelinde dikey tarım bilincini yaygınlaştırdıktan ve doğrudan halka satış kanallarını açtıktan sonra rotayı tamamen ihracata çevireceklerini ifade eden Erdoğan, bu doğrultuda Ar-Ge çalışmalarına yakında başlayacaklarının müjdesini veriyor. Özellikle dikey tarım ürünlerine talebin yüksek olduğu Avusturya, Almanya, İngiltere ve İrlanda gibi ülkeler, girişimin birincil hedef pazarları arasında yer alıyor.
Avusturya'da görev yaptığı dönemde ziyaret ettiği iki büyük dikey tarım tesisinin kendisine bu yolda büyük bir ilham kaynağı olduğunu sözlerine ekleyen Erdoğan, Avrupa'da tüketicilerin gıdanın kaynağına ve sürdürülebilirliğine büyük önem verdiğini gözlemlediğini aktarıyor. Kendi ülkesine dönerek üretim yapmanın gururunu yaşayan başarılı girişimci, gençlere de şu sözlerle tavsiyede bulunuyor: "Hayalinizin peşinden koşun. Hiç bırakmayın. Çünkü ülkemizin geleceği aydınlık ve o aydınlık siz olabilirsiniz. İngiltere'de okumuş ve Avrupa'da çalışmış biri olarak her yerde zorlukların olduğunu söyleyebilirim. Ancak kendi toprağınızda, kendi işinizle yaptığınız bir şeyin ülkenize katkısı varsa, onun hissettirdiği sevinç çok daha farklı ve özel oluyor."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!