İstanbul'un Göbeğinde Anadolu Esintisi: Beyoğlu'nda Yol Kenarında Yün Kurutma Geleneği
İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan Senem ve Mehmet Kızgır çifti, Anadolu'nun köklü yün kurutma geleneğini megakentin merkezinde, ana yol kenarında sürdürüyor.
İstanbul’un tarihi ve kültürel merkezlerinden biri olan Beyoğlu, alışılmışın dışında geleneksel bir yaşam kesitine ev sahipliği yapıyor. Megakentin yoğun trafiği ve modern yapısı içinde, Anadolu’nun asırlık yün işleme kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Beyoğlu’nda yaşamını sürdüren Senem ve Mehmet Kızgır çifti, kış hazırlıkları kapsamında yıkadıkları yünleri kurutmak için oldukça ilginç bir yöntem seçti. Çift, evlerinde uygun alan olmaması nedeniyle yünlerini ana yol kenarındaki yeşil alana sererek kurutuyor.
Trafiğin Gölgesinde Asırlık Anadolu Geleneği
Havaların ısınmasıyla birlikte kışlık hazırlıklarına başlayan Kızgır çifti, yıkanan yünlerin bir kısmını yol kenarında bulunan yeşil çimenlerin üzerine sererken, bir kısmını ise iki direk arasına gerdikleri iplere astı. Bir yanda vızır vızır işleyen İstanbul trafiği akarken, diğer yanda yeşillikler üzerinde kuruyan beyaz yünler yoldan geçen vatandaşlar için oldukça şaşırtıcı ve renkli görüntüler oluşturdu. Şehir hayatının koşturmacası arasında yükselen bu geleneksel manzara, kültürel mirasın metropollerde nasıl can bulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
"Yünlerimize Kıyamıyoruz, Yeni Nesil İse Atıyor"
Bu geleneği uzun yıllardır büyük bir titizlikle sürdürdüğünü belirten Senem Kızgır, yün işleme alışkanlığını geçmiş aile büyüklerinden devraldığını ifade etti. Her yıl aynı noktada yünlerini kuruttuğunu dile getiren Kızgır, "Eskiden bu işleri kaynanam yapıyordu, ondan öğrendik. Biz yünlerimizi çöpe atmaya kıyamıyoruz. Şimdiki gençler ne yazık ki hemen kaldırıp atıyor. Bu alanı çok seviyorum çünkü burada yünler çok güzel ve hızlı kuruyor. Kuruyan yünleri eve götürüp yatak ve yorgan yapımında kullanıyorum" diyerek geleneğe olan bağlılığını anlattı.
Metropol Yaşamında Geleneksel Üretim Zorluğu
Eşine yün kurutma işinde destek olan Mehmet Kızgır ise şehir hayatında bu tür gelenekleri yaşatmanın zorluklarına dikkat çekti. Evlerinde yün kurutacak uygun bir alan bulamadıkları için bu yönteme başvurduklarını söyleyen Kızgır, "Her sene aynı dönemde buraya gelip yünlerimizi kurutuyoruz. Kendi ellerimizle hazırladığımız bu yünlerden evimizde döşek ve yorgan yapıyoruz. Doğal ve sağlıklı olanı korumaya çalışıyoruz. Ancak ne yazık ki yeni nesil bu zahmete katlanmaz, hazır olana yönelip ellerindekini de doğrudan çöpe atıyor" şeklinde konuşarak sitemini dile getirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!