Kısaca
- Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serap Erkeç Alkan, kadınlarda sık görülen omuz ağrısı ve el uyuşmasının yorgunluktan kaynaklanmayabileceğini belirtti.
- Son dönemde gece omuz ağrısıyla uyanma, sabah saatlerinde ellerde uyuşma ve sırt üstü yatamama gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuran kadınların sayısında artış gözlemleniyor.
Son dönemde gece omuz ağrısıyla uyanma, sabah saatlerinde ellerde uyuşma ve sırt üstü yatamama gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuran kadınların sayısında artış gözlemleniyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serap Erkeç Alkan, bu tür fiziki rahatsızlıkların genellikle günlük yorgunluğa bağlanarak ihmal edildiğini ifade ederek, durumun altında yatan tıbbi nedenlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Omuz ve kalça ağrılarının altında yatan tendon hastalıkları nelerdir?
Özellikle 35 yaş ve üzerindeki kadınların ev işleri ve günlük sorumluluklar nedeniyle kendi sağlıklarını ikinci plana attığını belirten Dr. Serap Erkeç Alkan, “Uzun süredir devam eden, gece uykudan uyandıran veya günlük hareketleri zorlaştıran ağrılar yalnızca yorgunluktan kaynaklanmayabilir. Saçınızı taramak için kolunuzu kaldırdınız ama omzunuzda keskin bir ağrı hissettiniz. Mutfakta üst dolaptan tabak almakta zorlanıyorsunuz. Uyurken sağdan sola dönmek bile canınızı yakıyor. Bu şikâyetlerin nedeni omuz tendonlarınızdaki problem olabilir” dedi. Alkan ayrıca, kalçanın dış tarafındaki kemik çıkıntısı üzerine bastırıldığında hissedilen ağrının, bel veya kalça kireçlenmesiyle karıştırılabilen gluteal tendinopati belirtisi olabileceğine dikkat çekti.
Karpal tünel sendromu belirtileri nasıl anlaşılır?
Sabah kalkıldığında parmaklarda karıncalanma, telefon tutarken veya el işi yaparken yaşanan uyuşmaların Karpal Tünel Sendromu'nun habercisi olabileceğini belirten Dr. Serap Erkeç Alkan, “El bileğimizde dar bir kanaldan geçen median sinirin sıkışmasıyla ortaya çıkan karpal tünel sendromu, özellikle başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta uyuşma, karıncalanma ve bazen ağrıya neden olur” şeklinde konuştu. Donuk omuz gibi rahatsızlıkların da benzer hareket kısıtlılıklarına yol açabildiğini ifade eden Alkan, bu belirtilere güç kaybının eşlik etmesi durumunda vakit kaybedilmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini hatırlattı.
Dr. Serap Erkeç Alkan, hastaların şikayetlerini ayrıntılı dinleyerek fizik muayene gerçekleştirdiklerini, gerekli durumlarda ultrasonografi, MR veya EMG gibi tetkiklerden yararlandıklarını belirtti. Tedavi sürecinde egzersiz, fizik tedavi, günlük hareketlerin düzenlenmesi ve uygun hastalarda enjeksiyon yöntemlerinin kullanıldığını söyleyen Alkan, “Ağrıya alışmak başarı değildir ve buna zorunlu değilsiniz. Doğru tanı ve uygun tedaviyle yaşam kalitenizi artırmak mümkün” ifadelerini kullandı.
Kas ve iskelet sistemi şikayetleri yaşayan bireylerin, belirtilerin kronikleşmesini beklemeden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniklerine başvurmaları önerilmektedir. Tanı süreci sonrasında kişiye özel planlanan tedavi programlarına uyum sağlamak, hareket kabiliyetinin korunması ve ağrıların yönetilmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Çıkarılacak sonuç
Yaşanan fiziksel ağrıların sadece günlük yorgunlukla açıklanması, altta yatan tendon hastalıkları veya sinir sıkışması gibi tedavi edilebilir durumların ilerlemesine neden olmaktadır. Erken teşhis, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen hareket kısıtlılıklarının önüne geçilmesini sağlamaktadır.
Ağrıyı bir yaşam biçimi haline getirmek yerine, tıbbi destek alarak sorunun kaynağını belirlemek, uzun vadeli sağlık sorunlarını engellemek adına atılması gereken en önemli adımdır. Bilinçli bir yaklaşım, doğru tedavi yöntemleriyle birleştiğinde iyileşme süreci hızlanmaktadır.
Muhtemel etkiler
Erken dönemde uzman desteği alan bireylerde, fizik tedavi ve egzersiz programları sayesinde cerrahi müdahaleye gerek kalmadan iyileşme sağlanması beklenebilir. Bu durum, hastaların günlük işlerini daha konforlu yapabilmelerine ve uyku kalitelerinin artmasına doğrudan katkıda bulunabilir.
Tedavinin ihmal edilmesi durumunda ise mevcut ağrıların kronikleşmesi ve el veya omuz bölgesindeki hareket kabiliyetinin daha ciddi oranda azalması söz konusu olabilir. Bu da bireylerin sosyal ve iş hayatındaki verimliliğini olumsuz yönde etkileyebilir.
Kaynak: Haber7
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!