MASAK'tan Kara Para ve Terörün Finansmanına Karşı Dev Adım: 2026-2030 Strateji Belgesi Hazırlandı
Türkiye, kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadelede 2026-2030 yıllarını kapsayan, dijitalleşme ve kurumlar arası tam entegrasyon odaklı yeni eylem planını devreye alıyor.
Türkiye, küresel finansal sistemin güvenliğini tehdit eden mali suçlarla mücadelede vites artırıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin transferi gibi kritik tehditlere karşı hazırlanan Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030) yürürlüğe giriyor. Yeni yol haritasıyla birlikte, adli ve idari süreçlerin çok daha hızlı işletilmesi, suçluların finansal kaynaklardan tamamen arındırılması ve yasal yükümlülüklere uyumun en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor.
Yeni eylem planı kapsamında, özellikle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen yüksek riskli suç kategorileri mercek altına alınacak. Nakit kontrolleri sırasında başlatılan adli soruşturmaların yanı sıra, kara para aklama şüphesi barındıran tüm vakalarda doğrudan ve hızlı bir şekilde soruşturma süreçleri başlatılacak. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), karmaşık yapıya sahip şüpheli işlem bildirimlerini öncelikli olarak analiz ederek yargı makamlarından gelen taleplere çok daha hızlı yanıt üretecek. Ayrıca, hazırlanan uzmanlık raporlarının hukuki süreçleri ilgili kurumların iş birliğiyle anlık olarak takip edilecek.
Şirketler İçin Dijital Takip: Pay Defterleri ve Gerçek Faydalanıcı Denetimi
Yeni strateji belgesinin en dikkat çekici maddelerinden biri, ticari şirketlerin ortaklık yapılarına yönelik getirilen sıkı denetimler oldu. Kamuya ait diğer bilgi sistemleriyle entegre edilecek ticaret sicili kontrolleri sayesinde, şirketlerin ortaklık yapıları çok daha şeffaf hale getirilecek. Bu kapsamda, pay defterlerinin elektronik ortamda tutulması zorunluluğunun kapsamı genişletilirken, geçmişe dönük tüm fiziki kayıtların da hızlıca dijital ortama aktarılması sağlanacak.
Şirketlerin arkasındaki nihai karar vericileri ortaya çıkaran "gerçek faydalanıcılık" beyanlarındaki hataların ve usulsüzlüklerin tespiti amacıyla Ticaret Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) asgari 6 aylık dönemlerle ortak denetimler gerçekleştirecek. Gerçek faydalanıcı sicili ile ticaret sicili arasında uyumsuzluk tespit edilmesi halinde, durum detaylı açıklamalarla birlikte derhal MASAK ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına (VDK) iletilecek. Bu mükellefler, risk analiz sistemine dahil edilerek doğrudan vergi incelemesi ve denetim programı kapsamına alınacak.
Terörün Finansmanına Eş Zamanlı Soruşturma Kıskacı
Yeni dönemde terör örgütlerinin finansal damarlarını kesmek amacıyla operasyonel süreçlerde radikal değişikliklere gidiliyor. Finansal boyut taşıyan tüm terör vakalarında, ana soruşturmanın yanı sıra eş zamanlı olarak doğrudan "terörizmin finansmanı" soruşturması da açılacak. Böylece suçun kaynağı ile paranın hareketi aynı anda kontrol altına alınarak delillerin karartılmasının önüne geçilecek.
Mali suçlarla mücadelede operasyonel gücü artırmak amacıyla, mevcut risk değerlendirme komisyonlarına bağlı yeni uzman alt çalışma grupları kurulacak. Politika hedefleri ve saha uygulamalarından elde edilen sonuçlar, düzenli olarak Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu toplantılarında masaya yatırılacak.
Devletin Tüm Kurumları MASAK Koordinasyonunda Birleşiyor
Oluşturulacak Aklama ve Terörizmin Finansmanı Tehditleri Çalışma Grupları, MASAK temsilcisinin liderliğinde son derece geniş bir katılımla faaliyet yürütecek. Bu kritik çalışma gruplarında; Adalet Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili kolluk birimleri, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından görevlendirilecek teknik uzmanlar yer alacak.
Söz konusu çalışma grupları, risk analizlerini ve ortak operasyonel stratejileri geliştirmek amacıyla en geç üç ayda bir düzenli olarak toplanacak. İhtiyaca göre mevzuat değişikliklerini hazırlayacak "Mevzuat Alt Çalışma Grubu" ile aktif dosyaları inceleyecek "Vaka Alt Çalışma Grubu" da süreçte aktif rol oynayacak. Ayrıca, "Kırılganlık Çalışma Grubu" ve "Yaptırımların İzlenmesi Çalışma Grubu" gibi ihtisas birimleri de kurulacak. Elde edilen tüm somut sonuçlar, uygulamada karşılaşılan engeller ve çözüm önerileriyle birlikte raporlanarak doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına sunulacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!