Petrol Fiyatları ve Faiz Kararı Dengeleri Değiştiriyor: Merkez Bankası'ndan Kritik Ekim Senaryosu
Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrası piyasalarda hareketlilik sürerken, Gedik Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onur Can Bal kritik senaryoları paylaştı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası kararları ve sonrasındaki piyasa yansımaları finans dünyasında yakından takip ediliyor. Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onur Can Bal, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasının piyasa beklentileriyle tamamen örtüştüğünü belirtti. Karar metninin dengeli bir duruş sergilediğini ifade eden Bal, ne şahin ne de güvercin olarak tanımlanabilecek bu mesajların önümüzdeki dönem para politikası üzerinde belirleyici olacağını vurguladı.
Enflasyon ve Petrol Kıskacında Faiz İndirim Takvimi
Karar metninde yer alan enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve iç talepteki zayıflama vurgularının faiz indirim süreci için yeşil ışık yaktığını belirten Onur Can Bal, buna karşın yüksek seyreden enerji maliyetlerinin ciddi bir risk teşkil ettiğinin altını çizdi. Bal, özellikle petrol fiyatlarının gerilemesi halinde Merkez Bankası’nın ekim ayında faiz indirimine daha rahat başlayabileceğini dile getirdi.

Yılın geriye kalan iki kritik toplantısında faiz indirimi adımlarının geleceğini öngören Bal, petrol fiyatlarının düşüş trendine girmesi durumunda ekim ve aralık aylarında 100’er baz puanlık indirim kararları alınabileceğini savundu. Ancak enerji maliyetlerinin yüksek kalmaya devam etmesi halinde, ilk faiz indirim adımının 50 baz puanla daha sınırlı bir seviyede kalabileceğini ifade etti. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin ise 184,2 milyar dolar seviyesine ulaştığı açıklandı.

Borsa İstanbul'da Kritik Eşik: 14 Bin 250 Seviyesi
Faiz kararının ardından hisse senedi piyasalarında gözlenen satış baskısını değerlendiren Gedik Yatırım Müdür Yardımcısı Bal, küresel petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketlerin borsa üzerinde stres oluşturduğunu kaydetti. Endeksin teknik analizi çerçevesinde 14 bin 250 seviyesinin haftalık kapanışta korunmasının kısa vadeli teknik görünüm açısından hayati önem taşıdığını belirtti.

Piyasalarda yeni tedavüle giren paralar ve makroekonomik veriler de yakından izlenirken, jeopolitik risklerin azalması ve petrol fiyatlarının gevşemesi durumunda Borsa İstanbul’da çok daha güçlü bir yükseliş trendinin başlayabileceği öngörülüyor. Başlayacak faiz indirim döngüsünün, endeks için en önemli yukarı yönlü katalizörlerden biri olacağı vurgulanıyor.

Cari Denge ve Hisse Senetlerinde Rotasyon Beklentisi
Makroekonomik veriler cephesinde, cari dengenin temmuz ayında 36 milyon dolar fazla vermesi ekonomik aktivitedeki dengelenme sürecini destekleyen bir diğer olumlu veri olarak öne çıktı. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından hayata geçirilen yeni düzenlemelerle birlikte borsada yatırımcı tercihlerinin değişebileceğini ifade eden Onur Can Bal, yan hisselerden ana hisselere doğru bir rotasyon yaşanabileceğine dikkat çekti.

Merkez Bankası tarafından açıklanan piyasa katılımcıları anketinde enflasyon tahminlerinin yükseldiğine işaret eden uzmanlar, borsanın orta vadeli pozitif görünümünü koruyabilmesi için jeopolitik risklerin yatışması ve petrol fiyatlarının gevşemesi şartının öncelikli olduğunu belirtiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!