Rojin Kabaiş Soruşturmasında Sıcak Gelişme: Şüpheli İçin Gözaltı Talebi!
Van'da cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili aile avukatları, olay günü aynı bölgede olan ve hesabını kapatan şüphelinin gözaltına alınmasını istedi.
Van'da 27 Eylül 2024 tarihinde aniden ortadan kaybolan ve arama çalışmalarının 18'inci gününde, yani 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümündeki sır perdesi aralanıyor. Genç kızın ailesinin avukatları, yürütülen soruşturma kapsamında Van Cumhuriyet Başsavcılığına kritik taleplerde bulunduklarını açıkladı.
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş ile birlikte Van'daki bir otelde basın mensuplarının karşısına geçen aile avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, soruşturmanın seyrine dair önemli bilgiler verdi. Avukat Karabulut, savcılık makamıyla gerçekleştirdikleri görüşmeler neticesinde taleplerinin büyük bir titizlikle incelendiğini ve etkin bir soruşturma yürütüldüğünü ifade etti. Sürecin başından bu yana savcılığa yaklaşık 30 farklı konuda talepte bulunduklarını belirten Karabulut, bu taleplerden yalnızca birkaçının dışında kalan tüm başvurularının kabul edildiğini ve araştırmaların sürdüğünü kaydetti.
Kara ve Deniz Araçları ile HTS Kayıtları Mercek Altında
Soruşturmanın derinleştirilmesi amacıyla deniz araçlarının da incelenmesini talep ettiklerini vurgulayan avukat Abdurrahman Karabulut, bugüne kadar ağırlıklı olarak kara araçları üzerinde durulduğunu belirtti. Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve çevre kameralar vasıtasıyla toplamda 7 bin 353 aracın tespit edildiğini dile getiren Karabulut, "Rojin'in kaybolduğu günden cansız bedeninin bulunduğu güne kadar olan tüm PTS kayıtlarının yeniden taranmasını istedik. Bu araçları kullanan sürücülerin kimliklerinin belirlenmesini, cep telefonlarına el konularak HTS ve baz istasyonu kayıtlarının incelenmesini, ayrıca DNA örneklerinin alınmasını talep ettik. Savcılık bu yöndeki talebimizi kabul etti" dedi.
Olay Güzergahındaki Şüpheli Profilleri ve Kayıp Eşyalar Araştırılıyor
Genç kızın kaybolduğu Bardakçı Mahallesi ile cesedinin ulaştığı Mollakasım Çarpanak Adası arasındaki güzergahta yer alan tüm yerleşim yerlerinin detaylıca taranmasını istediklerini belirten Karabulut, bölgede elde edilen materyaller üzerinde DNA analizleri yapılması gerektiğini söyledi. Rojin Kabaiş'e ait terliğin halen bulunamadığına dikkat çeken Karabulut, sosyal medya devleri olan WhatsApp, Instagram ve Facebook'un çatı şirketi META ile yapılan yazışmaların devam ettiğini, savcılığın daha detaylı bilgi için yeni bir müzekkere gönderdiğini ifade etti.
Ayrıca, Bardakçı ve Mollakasım mahallelerinde daha önce kriminal veya cinsel suçlara karışmış kişilerin dosyalarının incelenmesini istediklerini belirten Karabulut, bu kişilerin olay gününde nerede olduklarının HTS kayıtlarıyla saptanacağını, savcılığın bu talebi de onayladığını açıkladı. Rojin'in sahilde bıraktığı kek, kulaklık, anahtarlık, pet şişe ve cep telefonu gibi eşyalardan sadece telefon üzerinde parmak izi incelemesi yapılmadığını saptadıklarını söyleyen Karabulut, bu eksikliğin giderilmesi için de başvuruda bulunduklarını ekledi.
"Son Görüşmeyi Yapıp Hesabını Kapatan Şüpheli İçin Gözaltı İstendi"
Olay günü bölgede bulunan şüpheli bir şahsa dikkat çeken Avukat Karabulut, "Söz konusu şahıs ifadesinde olay yerinde olmadığını iddia etse de elimizdeki bilirkişi raporu, Rojin'in kaybolduğu saatlerde enlem ve boylam bazında aynı koordinatlarda olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Soruşturmanın selameti açısından şimdilik ismini açıklayamayacağımız bu kişinin o bölgedeki varlığı araştırılıyor. Ayrıca, Rojin kaybolmadan tam 15 dakika önce onunla sosyal medya üzerinden iletişim kuran, aynı baz istasyonundan sinyal alan ve hemen ardından Instagram hesabını kalıcı olarak kapatan bir şüpheli hakkında suç duyurusunda bulunarak gözaltına alınmasını talep ettik" şeklinde konuştu.
Diğer aile avukatı Şahin Cangüleç ise soruşturma kapsamında bugüne kadar 415 kişiden DNA örneği alındığını ancak henüz somut bir eşleşme sağlanamadığını açıkladı. Cangüleç, savcılık tarafından belirlenen 50 kişilik yeni bir listenin daha bulunduğunu ve bu kişilere de DNA testi uygulanacağını bildirdi. Bilirkişi raporunda aynı adı taşıyan 4 farklı kişinin tespit edildiğini aktaran Cangüleç, "Bu kişilerden 3'ünün olay tarihinde farklı illerde görev yapan kamu görevlileri olduğu ve baz istasyonu kayıtlarına göre şüpheli olmadıkları anlaşıldı. Ancak kimlik bilgilerine henüz tam olarak ulaşamadığımız ve şüpheli konumunda bulunan son bir kişi üzerindeki araştırmalarımız devam ediyor" dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!