Sosyal Medyada Kimlik Doğrulama Zorunluluğu Geliyor
Sosyal medya düzenlemesiyle, internet kullanıcıları için kimlik ve cep telefonu doğrulaması zorunluluğu getirilecek.
Hükümet, çocukların internet üzerindeki olumsuz içeriklerden korunması amacıyla 15 yaş altındaki bireylerin sosyal medya hesapları açmasını engelleyecek bir düzenlemeyi kısa süre içinde TBMM'ye sunmaya hazırlanıyor.
Ancak bu düzenlemenin yanı sıra, internet kullanıcıları için kimlik ve cep telefonu doğrulamasını zorunlu kılacak daha kapsamlı bir sosyal medya düzenlemesi de gündeme geliyor. Bu yıl içerisinde uygulanması planlanan bu yenilikle, çifte doğrulama sistemi sayesinde servis sağlayıcılar önemli sorumluluklar üstlenmek durumunda kalacak.
Yasal Düzenlemeler
Bu yeni sosyal medya düzenlemesi, tartışmaları da beraberinde getirecek gibi görünüyor. Instagram ve X gibi popüler sosyal ağlar üzerinde suç teşkil eden paylaşımlar yapılabildiği gibi, bu platformlar aynı zamanda ifade özgürlüğünün aracı olarak da değerlendiriliyor.
Mevcut 5651 sayılı kanunda yapılacak değişiklikler, servis sağlayıcılar için yeni yükümlülükler getirecek. Bu değişikliklerin amacı, sahte hesaplardan yapılan hakaret içerikli paylaşımları engellemek, sosyal medya manipülasyonlarını sınırlandırmak ve suç unsuru barındıran faaliyetlere müdahale edebilmek olarak ifade ediliyor.
Türkiye'de uygulanacak bu model, AB ve ABD'deki uygulamalardan daha sıkı kısıtlamalar içeriyor. Geçmişte Güney Kore benzer bir uygulamayı hayata geçirmiş, ancak daha sonra iptal etmişti. Çin'de de benzer uygulamalar mevcut.
Batı ülkeleri, özgürlük-güvenlik dengesini korumak adına, kimlik doğrulama yerine suç işlendiğinde yargı süreciyle kimlik tespit edilmesi gerektiğini savunuyorlar.
Hukuki Tartışmalar
Uluslararası örnekler incelendiğinde, iki ana modelin öne çıktığı görülüyor: Reaktif ve önleyici modeller. Batı'da reaktif model yaygınken, önleyici modelde devlet kimlik beyanı istemekte ve anonimliği caydırıcı önlemler almaktadır.
Bu kapsamda, kimlik doğrulama sisteminin yasal çerçevede tartışılması bekleniyor. Uygulamanın anayasal haklar üzerinde etkili olup olmayacağı ve özel hayatın gizliliği ile ifade özgürlüğünü ihlal edip etmeyeceği konuları gündeme gelebilir.
Anayasa'nın 26. maddesi, ifade özgürlüğünü popüler olmayan görüşler için de koruma altına alıyor. İnternet ve sosyal medya da bu koruma kapsamına dahil ediliyor.
Kimlik doğrulama zorunluluğu, bireylerin internet üzerinde görüş belirtme konusunda çekinceler yaşamasına neden olabileceği endişesi yaratıyor.
Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerde kanunilik, meşru amaç, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük kriterlerini esas alıyor.
Özel hayatın gizliliği açısından ise, kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde işlenebileceği belirtiliyor.
Bu düzenleme, geniş çaplı veri toplama ve sürekli dijital kimlik eşleştirmesini beraberinde getirebilir.
Veri Güvenliği ve Anayasal Haklar
Veri toplama zorunluluğunun gerekliliği ve daha hafif bir yöntemin mümkün olup olmadığı tartışma konusu. Anayasa'nın 13. maddesine göre, temel hak ve özgürlükler ancak kanunla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak sınırlandırılabiliyor.
Toplumun tamamı için kimlik doğrulama zorunluluğu getirilmesi, bazı çevrelerce orantısız bir müdahale olarak değerlendiriliyor.
Anayasa'nın 22. maddesinde düzenlenen haberleşme özgürlüğü açısından, sürekli gözetim algısı yaratabilecek uygulamaların bu ilke ile çelişebileceği ifade ediliyor.
Anayasa Mahkemesi’nin Kararları
Anayasa Mahkemesi'nin sosyal medya ve internet özgürlüğüne ilişkin önemli kararları bulunuyor. 2014'te Twitter'a getirilen erişim engelini ifade özgürlüğünün ihlali olarak kabul eden mahkeme, internetin kamusal tartışma alanı olduğunu vurgulamıştı.
Wikipedia'ya getirilen yasak ise orantısız bulunmuştu. Mahkeme, topyekûn engellemenin demokratik toplumda gerekli olmadığını belirtti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de anonim ifadeyi otomatik olarak yasa dışı kabul etmiyor. Anonimlik, siyasi eleştiriler açısından koruyucu olabilir.
Uygulama Örnekleri
Avrupa Birliği'nde gerçek isimle hesap açma zorunluluğu yok. Mahkeme kararıyla kullanıcı bilgilerine erişilebiliyor. Anonim hesaplar serbest ve kimlik tespiti yargı süreciyle yapılıyor.
Birleşik Krallık'ta da benzer bir sistem mevcut. Anonim hesaplar yasak değil ve kimlik tespiti adli süreçlerle yapılabiliyor.
ABD'de anonim ifade anayasal koruma altında. Hakaret durumunda mahkeme kararıyla veri talep edilebiliyor. Federal düzeyde kimlik doğrulama zorunluluğu getirilmesi oldukça zor.
Güney Kore, 2007-2012 arasında gerçek isim zorunluluğu getirmiş, ancak 2012'de Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi ifade özgürlüğüne aykırı bulup iptal etmişti.
Çin'de sosyal medya hesapları ulusal kimlikle bağlantılı ve anonimliğe izin verilmiyor. Devlet gerçek zamanlı denetim yapabiliyor.
Rusya'da ise gerçek isim zorunluluğu yok, ancak devlet geniş yetkilerle kullanıcı verisi talep edebiliyor. Muhalif anonim hesaplar üzerinde yoğun baskı uygulanabiliyor.
Türkiye'de planlanan model, AB ve ABD modellerinden daha ileri kısıtlamalar içeriyor. Yapısal olarak Güney Kore'nin iptal ettiği sisteme ve Çin modeline benzerlik gösteriyor.
16 Yıl Önce İşlenen Cinayet Aydınlatıldı
Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde 16 yıl önce başından vurularak öldürülen Niyazi Aslan'ın cinayeti, Jandarma Suç Araştırma Timi'nin (JASAT) titiz çalışmaları sonucu aydınlatıldı. Olayla ilgili yakalanan üç şüpheliden ikisi tutuklandı. (DHA)
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!