Taşköprü'de 'Beyaz Altın' Nöbeti: Çiftçiler Hırsızlara Karşı Tarlada Sabahlıyor
Kastamonu'nun dünyaca ünlü, AB tescilli Taşköprü sarımsağını hasat eden üreticiler, bir yıllık emeklerini korumak için tarlalarda gece nöbeti tutuyor.
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tesciline sahip dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağının hasat dönemi tüm hızıyla sürüyor. Yöre halkı tarafından yüksek aroması, dayanıklılığı ve uzun raf ömrü nedeniyle "beyaz altın" olarak adlandırılan bu değerli ürün, binlerce ailenin en önemli geçim kaynağını oluşturuyor. Ancak zorlu üretim sürecinin ardından tarlada kurumaya bırakılan sarımsaklar, hırsızların hedefi olma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bir yıllık emeklerinin heba olmasını istemeyen Taşköprü çiftçileri, gündüz tarlada çalışırken, geceleri ise ürünlerinin başında sabaha kadar nöbet tutuyor.
Zorlu Üretim Süreci ve 15 Günlük Kritik Kuruma Evresi
Şubat ayında toprakla buluşan sarımsak tohumları; çapalama, gübreleme ve sulama gibi yoğun emek gerektiren aşamaların ardından Temmuz ayı itibarıyla toprak üstüne çıkarılıyor. Hasat edilen sarımsaklar, kalitesinin artması ve nemini atarak raf ömrünün uzaması amacıyla yaklaşık 15 gün boyunca tarlalarda kurumaya bırakılıyor. Bu süreçte açık hedef haline gelen ürünleri korumak ise üreticiler için adeta ikinci bir mesaiye dönüşüyor. Gündüzün kavurucu sıcağında hasat işlerine devam eden çiftçiler, hava karardığında tarlaların yolunu tutarak olası hırsızlık olaylarına karşı tetikte bekliyor.
"Bir Yıllık Emeğimizi Hırsızlara Kaptıramayız"
Çetmi köyünde uzun yıllardır sarımsak üreticiliği yapan İrfan Ünvar, Taşköprü sarımsağının mayıs ayına kadar soğuk hava deposuna ihtiyaç duymadan tazeliğini koruyabildiğini vurguluyor. Üretim maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çeken Ünvar, "Şubat ayında başladığımız bu zorlu yolculukta her aşamada büyük masraflar yaptık ve emek verdik. Şimdi bu emeği korumak için tarlada sabahlamak zorundayız. Şu an fiyatlar düşük seyretse de ürün kuruduğunda tüccarların gelmesiyle hak ettiği değeri bulmasını umut ediyoruz" diyerek yaşadıkları süreci özetliyor.
Tarlada Sabahlayan Çiftçilerin Dayanışması
Aynı köyde üretim yapan Necip Garparslan ise gece nöbetlerini komşu çiftçilerle birlikte bir dayanışma ortamına dönüştürdüklerini belirtiyor. Garparslan, "Sarımsaklarımızı topraktan çıkardıktan sonra onları korumak bizim en büyük görevimiz. Yakın dostlarımızla bir araya gelip sohbet ederek, çay içerek sabaha kadar gözümüzü kırpmadan bekliyoruz. Gündüz ise hiç dinlenmeden tarladaki mesaimize devam ediyoruz" ifadelerini kullanıyor.
Üreticilerin Ortak Talebi: Taban Fiyat ve Geniş Pazar Ağı
Sarımsak hasadının 10 Temmuz itibarıyla yoğunlaştığını kaydeden üretici Mustafa Ertekin, kuruma sürecinin ardından ürünleri kalitelerine göre 6-7 farklı boya ayırdıklarını ifade ediyor. Taşköprü sarımsağının hak ettiği değeri görebilmesi için kurumsal adımlar atılması gerektiğini savunan Ertekin, "Küçük çaplı pazarımız yerine, üreticiyi koruyacak bir taban fiyat uygulamasının getirilmesini ve daha büyük, organize bir pazar ağının kurulmasını istiyoruz. Bu sayede geleceğe daha güvenle bakabilir ve işimizi çok daha büyük bir şevkle yapabiliriz" diyerek yetkililere sesleniyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!