Türkiye Havacılıkta Yeşil Dönüşüm İçin Düğmeye Bastı: Bakan Uraloğlu SAF Hedeflerini Açıkladı
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, havacılıkta karbon salınımını azaltacak Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımına yönelik 2026 ve 2030 hedeflerini duyurdu.
Küresel iklim kriziyle mücadele kapsamında ulaşım sektöründe çevre dostu dönüşüm rüzgarları eserken, Türkiye havacılık alanında tarihi bir adım atıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havacılık sektörünün karbon ayak izini asgariye indirmeyi hedefleyen sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımına dair stratejik planlamaları paylaştı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yürürlüğe konulan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı (SHT-SAF) ile Türkiye'nin yeşil havacılık vizyonunda yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Havacılıkta Karbon Emisyonunu Azaltacak 2026 ve 2030 Hedefleri
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin düşük karbonlu dönüşüm sürecinde belirlediği somut hedeflere dikkat çekti. Çevresel etkilerin en aza indirilmesi amacıyla hazırlanan yol haritasına göre, kısa ve orta vadeli emisyon azaltım planları devreye alınıyor. Bakan Uraloğlu, konuya ilişkin açıklamasında, "2026 yılı için litre başına düşen asgari karbondioksit emisyon miktarını 13 gram olarak belirledik. Bu doğrultuda litre başına emisyonlarda yüzde 0,5 oranında bir azaltım gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Asıl büyük eşik olan 2030 yılı için ise hedefimiz, sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımı sayesinde karbondioksit emisyonunu yüzde 5 oranında aşağı çekmektir" ifadelerini kullandı.
Mevcut Uçak Teknolojileriyle Tam Uyumlu Çözüm
Sürdürülebilir havacılık yakıtlarının en büyük avantajlarından biri, havayolu şirketlerine ve uçak üreticilerine ek bir maliyet ya da altyapı değişikliği getirmemesi olarak öne çıkıyor. Bakan Uraloğlu, SAF’ın mevcut hava araçlarında herhangi bir teknik modifikasyon gerektirmeden doğrudan kullanılabildiğini vurguladı. Bu durumun sektöre büyük bir esneklik kazandırdığını belirten Uraloğlu, filoların tamamen yenilenmesini beklemeden, mevcut uçak motorlarıyla da karbon emisyonlarının hızlı bir şekilde düşürülebileceğinin altını çizdi.
Diğer ulaşım modlarında elektrikli ve bataryalı sistemlerin hızla yaygınlaştığını ancak ticari havacılıkta bu durumun mevcut teknolojiyle imkansız olduğunu ifade eden Uraloğlu, çarpıcı bir kıyaslama paylaştı: "Bugünkü teknolojik imkanlarla 50 ton yakıt tüketen uzun menzilli bir uçağın aynı uçuşu batarya gücüyle yapabilmesi için yaklaşık 2 bin 500 ton ağırlığında batarya taşıması gerekiyor. Bu fiziksel sınırlama nedeniyle, uzun menzilli uçuşlarda sıvı yakıtların alternatifsizliği koruyor ve SAF, sektörün karbon ayak izini azaltmadaki en gerçekçi ve güçlü çözüm olarak karşımıza çıkıyor."
Türkiye, SAF Üretiminde Bölgesel Üs Olma Yolunda
Türkiye'nin sadece bu yakıtı kullanan değil, aynı zamanda üreten bir güç vizyonuna sahip olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, kamu ve özel sektör iş birliğinin bu süreçteki önemine değindi. Ülke genelinde sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine yönelik yatırımların hız kazandığını belirten Uraloğlu; pilot tesis kurulumları, fizibilite çalışmaları ve stratejik planlamaların eş zamanlı yürütüldüğünü söyledi. Türkiye'nin bu yatırımlarla birlikte gelecekte sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında küresel ve bölgesel bir üretim ile teknoloji merkezi haline gelmesinin hedeflendiğini aktardı.
Uraloğlu ayrıca, üretilecek yakıtların sadece teknik standartlara uygun olmasının yetmeyeceğini, uluslararası sürdürülebilirlik kriterlerinin de sıkı bir şekilde takip edildiğini belirtti. Sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra su kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin zarar görmemesi gibi ekolojik hassasiyetlerin de üretim süreçlerinde temel kriter olarak kabul edildiğini ifade eden Uraloğlu, hem çevresel hem de sosyal açıdan tam anlamıyla sürdürülebilir bir ekosistem inşa edildiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!