Resmî Gazete künyesi
- Tür
- Anayasa Mahkemesi Kararı
- Sayı tarihi
- 20 Ekim 2026, Salı
- Yürürlük
- 18 Mayıs 2026
- Kimleri ilgilendiriyor
- İşçi ve işverenler, hukukçular ve arabuluculuk sürecindeki taraflar.
- Resmî metin
- Anayasa Mahkemesinin 18/5/2026 Tarihli ve 2023/33449 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesi, 18 Mayıs 2026 tarihli ve 2023/33449 numaralı kararıyla, işçilik alacaklarına ilişkin açılan bir davanın ara buluculuk tutanağındaki ifadelerin yetersizliği gerekçesiyle usulden reddedilmesini "mahkemeye erişim hakkının ihlali" olarak nitelendirdi. Afyonkarahisar İş Mahkemesi'nde 28 Eylül 2018 tarihinde açılan davada, başvurucu Durmuş Çelik'in kıdem tazminatı ve fazla mesai alacakları talebi, istinaf aşamasında Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından "ara buluculuk dava şartı yokluğu" gerekçesiyle reddedilmişti.
Yargılama süreci, başvurucunun iş akdinin feshi sonrası alacaklarını talep etmesiyle başlamış, yerel mahkeme başvurucuyu haklı bularak davanın kabulüne karar vermişti. Ancak davalı işverenin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ara buluculuk tutanağında yer alan "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan" ibaresinin somut alacak kalemlerini içermediği gerekçesiyle kararı kaldırmıştı. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemesinde, ara buluculuk sürecinde tarafların iradelerinin ve uyuşmazlığın esasının müzakere edilip edilmediğinin önemine dikkat çekerek, şekilci bir yaklaşımla davanın reddedilmesinin hak arama özgürlüğünü kısıtladığına hükmetti.
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığın etkili bir şekilde yargı önüne taşınabilmesi anlamına geldiğini vurgulamaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca ara buluculuğa başvurulması bir dava şartı olsa da, bu şartın yerine getirilip getirilmediği değerlendirilirken tarafların gerçek iradeleri ve görüşme tutanaklarının içeriği esas alınmalıdır. Hukuki süreçte, ara buluculuk tutanağının teknik eksikliklerinin veya genel ifadeler içermesinin sorumluluğunun tamamen başvurucuya yüklenmesi, mahkemeye erişim hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale olarak kabul edilmektedir.
Ne değişti?
- Ara buluculuk tutanağında yer alan "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan" gibi genel ifadelerin, dava şartının yerine getirilmediği anlamına gelmeyeceği kabul edilmiştir.
- Mahkemelerin, ara buluculuk tutanağındaki alacak kalemlerinin tek tek belirtilmemesini gerekçe göstererek davayı usulden reddetmesi, mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak tanımlanmıştır.
- Ara bulucunun, tarafları tutanak içeriği ve sonuçları konusunda bilgilendirme yükümlülüğü olduğu vurgulanmış, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin sorumluluğunun başvurucuya yüklenemeyeceği belirtilmiştir.
Kimleri ilgilendiriyor?
İşçi ve işverenler arasındaki uyuşmazlıklarda ara buluculuk sürecine giren tarafları, bu süreçleri yöneten ara bulucuları ve iş mahkemelerinde görev yapan yargı mensuplarını yakından ilgilendirmektedir.
Yürürlük
Karar, 18 Mayıs 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiştir.
Çıkarılacak sonuç
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, yargı sisteminde "şekilcilik" yerine "hak arama özgürlüğünün korunması" ilkesinin öncelikli olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle ara buluculuk gibi dava şartı olan süreçlerde, tutanaklardaki teknik eksikliklerin davanın esasına girilmesini engellememesi gerektiği, aksi durumun adil yargılanma hakkını zedelediği sonucu çıkmaktadır.
Muhtemel etkiler
Bu karar, benzer gerekçelerle reddedilen veya reddedilme aşamasında olan iş davaları için emsal teşkil edebilir. Yerel mahkemelerin ve bölge adliye mahkemelerinin, ara buluculuk tutanaklarını değerlendirirken daha esnek ve hak odaklı bir yaklaşım benimsemeleri beklenebilir. Ayrıca, ara bulucuların tutanak hazırlarken daha dikkatli ve kapsayıcı ifadeler kullanmaları yönünde bir uygulama değişikliği görülebilir.
Kaynak: T.C. Resmî Gazete
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!