SPK'dan Yatırım Fonlarına Yeni Düzenleme: Serbest Fonların Sığ Hisse Alımlarına Sınır Getirildi
SPK, yatırım fonlarında şeffaflığı artırmak ve sığ hisselerdeki suni fiyat hareketlerini önlemek amacıyla serbest fonlara yönelik kritik sınırlamalar getirdi.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), finansal piyasalarda şeffaflığı artırmak, piyasa derinliğini korumak ve küçük yatırımcıları korumak amacıyla yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir düzenleme paketini devreye aldı. Güncellenen "Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber" ile özellikle halka açıklık oranı düşük, yani sığ hisse senetlerinde birden fazla fonun birleşerek yapay fiyat hareketleri oluşturmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yapılan bu köklü değişiklikler, serbest fonların piyasadaki hareket alanını yeniden tanımlıyor.
Serbest Fonlara Halka Açıklık Oranına Göre Kademeli Sınır
Yeni yönetmelikle birlikte, serbest fonların yatırım yapabileceği hisse senedi miktarları, doğrudan ilgili şirketin fiili dolaşımdaki pay oranına endekslendi. Düzenlemeye göre, fiili dolaşım oranı yüzde 25’in altında kalan şirketlerde serbest fonlar, dolaşımdaki payların en fazla yüzde 8’ine kadar yatırım yapabilecek. Bu oran, fiili dolaşım oranı yüzde 25 ile yüzde 50 arasında olan şirketlerde yüzde 6, yüzde 50 ile yüzde 75 arasındakilerde yüzde 4 ve halka açıklığı yüzde 75’in üzerinde olan şirketlerde ise en fazla yüzde 2 olarak uygulanacak.

Aynı portföy yönetim şirketi (PYŞ) çatısı altında bulunan tüm serbest fonların toplam yatırımları göz önüne alındığında ise bu limitler tam iki katı (sırasıyla yüzde 16, yüzde 12, yüzde 8 ve yüzde 4) olarak sınırlandırılacak. Böylece, tek bir elden yönetilen fonların halka açıklığı düşük şirketlerdeki hisseleri domine etmesi ve suni fiyat dalgalanmaları yaratması engellenmiş olacak.
Tek Hisseye Yoğunlaşma Riski Tarih Oluyor
SPK'nın hayata geçirdiği yeni kurallar, serbest fonların portföy çeşitliliğini artırmasını da zorunlu kılıyor. Daha önce bir serbest fonun varlıklarının büyük bir bölümünü tek bir hisse senedine yönlendirmesini engelleyen oransal bir sınır bulunmazken, yeni dönemde bu duruma da neşter vuruldu. Artık bir serbest fonun portföyünde yüzde 5'i aşan pozisyonların toplam değeri, fonun toplam portföy değerinin yüzde 20'sini geçemeyecek. Benzer şekilde, aynı gruba ait sermaye piyasası araçlarına yapılacak yatırımlarda da yüzde 20 sınırı uygulanacak. Bu adım, fonların maruz kalabileceği yoğunlaşma riskini asgari düzeye indirmeyi amaçlıyor.
Portföy Yönetim Şirketlerine Sermaye ve Fon Yönetim Sınırı
Yeni düzenleme yalnızca fon portföy yapılarını değil, bu fonları yöneten Portföy Yönetim Şirketlerini (PYŞ) de yakından ilgilendiriyor. PYŞ'lerin yönettikleri aylık ortalama kolektif portföy büyüklüğünün yarısından fazlasının (yüzde 50'den fazlası) serbest fonlardan oluşması durumunda, şirketin çıkarılmış sermayesini yüzde 10 oranında nakit olarak artırmak üzere SPK'ya başvurması şart koşuluyor. Ayrıca PYŞ'lerin asgari başlangıç sermaye tutarları, sahip oldukları yetki belgelerine ve faaliyet alanlarına göre 250 milyon TL ile 500 milyon TL arasında olacak şekilde yeniden belirlendi.
Fon yöneticilerine yönelik de kademeli bir sınırlama takvimi açıklandı. Buna göre, bir portföy yöneticisi serbest fonlar dahil olmak üzere en fazla 7 fon yönetebilecek. Girişim sermayesi yatırım fonları (GSYF) ve gayrimenkul yatırım fonları (GYF) ise bu sınırlamanın dışında tutulacak. Geçiş sürecine göre; 1 Ocak 2029 tarihinden itibaren bir portföy yöneticisi en fazla 10 fon, 1 Ocak 2031 tarihinden itibaren ise en fazla 7 fon yönetebilecek. Son olarak, TEFAS'ta işlem görmeyen serbest fonlar için uygulanan asgari yatırımcı sayısı sınırı da 50'ye yükseltildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!