THY'den Asya-Pasifik Çıkarması: Uçuş Frekanslarında Yüzde 20'ye Varan Artış Hedefi
Türk Hava Yolları, Asya-Pasifik pazarında kapasitesini %15-20 artırarak İstanbul merkezli yeni bir küresel bağlantı koridoru oluşturmayı planlıyor.
Küresel havacılık sektörünün en dinamik ve geniş uçuş ağına sahip şirketi olan Türk Hava Yolları (THY), Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını stratejik hamlelerle güçlendiriyor. Halihazırda 133 ülkede 358 farklı destinasyona ulaşarak dünya devleriyle rekabet eden bayrak taşıyıcı, gelecek dönemde özellikle Doğu Asya, Güneydoğu Asya ve Okyanusya bölgelerine odaklanacak. Asya'nın saygın ekonomi yayın organlarından Nikkei Asia'ya kapsamlı bir röportaj veren THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, şirketin uzun menzilli uçuş stratejilerini, yeni pazarlara yönelik büyüme hedeflerini ve küresel ortaklık vizyonunu paylaştı. Şeker, geniş gövdeli uçak filosundaki büyümeye paralel olarak Asya-Pasifik bölgesindeki uçuş frekanslarını önümüzdeki yıllarda yüzde 15 ile 20 oranında artırmayı hedeflediklerini müjdeledi.
İstanbul Üzerinden Küresel Havacılıkta "İkinci Koridor" Dönemi
Körfez merkezli havayolu şirketlerinin Asya, Avustralya ve Avrupa arasındaki güçlü transit hakimiyetine karşı THY, jeopolitik konumunu avantaja çevirerek İstanbul üzerinden güçlü bir "ikinci koridor" inşa etmeyi planlıyor. Şeker, küresel transfer pazarındaki rekabete yeni bir soluk getirecek bu strateji kapsamında, belirli şehirlere düzenlenecek ikinci ve üçüncü günlük seferlerle Avrupa, Afrika, Latin Amerika ve Uzak Doğu arasında kesintisiz bir köprü kuracaklarını belirtti. Özellikle Orta Doğu'da yaşanan son gelişmelerin ardından operasyonel esnekliğini kanıtlayan THY, dar gövdeli uçak filosunu Orta Asya, Afrika ve Avrupa hatlarına yönlendirirken; geniş gövdeli yolcu ve kargo uçaklarını ise Japonya, Çin, Avustralya, Tayland, Singapur ve Vietnam gibi yüksek talepli pazarlara kaydırdı. Bu esnek kapasite yönetimi sayesinde şirket, ikinci çeyrekte talebin yoğun olduğu hatlara haftalık 58 ek yolcu ve 61 kargo frekansı ekleyerek operasyonel verimliliğini taçlandırdı.
Asya Pazarı Avrupa'yı Geride Bıraktı: Finansal Yükseliş ve Çin Atılımı
THY'nin gerçekleştirdiği bu stratejik pazar dönüşümü, finansal tablolara da doğrudan yansıdı. Nikkei Asia'nın paylaştığı verilere göre, şirketin ikinci çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 20,5 oranında kayda değer bir artış göstererek 7,2 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk yarısındaki toplam gelir ise yüzde 20,8'lik yükselişle 13,1 milyar dolar seviyesine tırmandı. Bu dönemde yolcu gelirlerinde yüzde 15, kargo gelirlerinde ise yüzde 58 gibi rekor bir büyüme kaydedildi. Jeopolitik risklerin beraberinde getirdiği maliyet artışlarına da değinen Şeker, artan jet yakıtı fiyatlarının ilk yarıda yaklaşık 1,3 milyar dolarlık ek yük getirdiğini, çatışmaların dolaylı etkileriyle birlikte toplam ek maliyetin 2,1 milyar dolara ulaştığını aktardı. Tüm bu zorluklara rağmen THY, ikinci çeyrekte portföyüne yaklaşık yüzde 5 oranında yeni müşteri eklemeyi başardı ve küresel pazar payını 1 puan artırdı.
Öte yandan, Asya hatlarının THY'nin toplam gelir yapısı içerisindeki payı ikinci çeyrekte 5 puanlık artışla yüzde 32'ye yükselerek, yüzde 27 paya sahip olan Avrupa'yı geride bıraktı. Bölgenin toplam yolcu trafiğindeki payı da yüzde 10'dan yüzde 12'ye ulaştı. Kıtalararası yolcu hareketliliğinde ise Afrika ile Asya arasındaki trafik yüzde 70, Doğu Avrupa ile Asya arasındaki trafik ise yüzde 40 artış gösterdi. Ayrıca THY'nin Rus hava sahasını kullanabilme avantajı, Doğu-Batı rotalarında rakiplerine kıyasla çok daha kısa uçuş süreleri sunmasını sağlıyor.
Bu başarıda Çin pazarına yönelik erken hamlelerin payı büyük oldu. Pekin, Şanghay ve Guangzhou seferlerindeki kapasite artışını planlanandan öne çeken THY, Çin'e yönelik haftalık uçuş sayısını bu yıl 10 frekans artırarak 42'ye çıkardı. Mevcut ikili anlaşmalar şirkete bu sayıyı haftalık 49 sefere kadar yükseltme hakkı tanıyor. Ayrıca önümüzdeki kasım ayında Çengdu seferlerinin başlatılması planlanırken, Urumçi de şirketin yeni uçuş rotaları arasında yer alıyor.
Japonya Finansmanı ve 2028 Avustralya Aktarmasız Uçuş Hedefi
Asya-Pasifik bölgesindeki bir diğer odak noktası olan Japonya'ya yönelik haftalık 25 seferin artırılması hedeflenirken, Singapur ve Vietnam'dan alınan yeni trafik hakları da bu büyümeyi destekleyecek. THY'nin Japonya ile olan ilişkisi yalnızca yolcu taşımacılığıyla sınırlı kalmıyor; güçlü bir finansal ortaklık zeminine dayanıyor. Japon yatırımcılar, THY'nin uçak kiralama finansmanı ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'sini karşılıyor. Son 20 yıllık süreçte, toplam değeri 9 milyar doları bulan 100'den fazla uçağın finansmanı Japon ortakların desteğiyle gerçekleştirildi.
THY'nin küresel vizyonunun en heyecan verici adımlarından biri ise Avustralya kıtası olacak. Şirket, 2028 yılından itibaren Sidney ve Melbourne şehirlerine İstanbul'dan aktarmasız direkt uçuşlar başlatmayı planlıyor. Bu uzun menzilli uçuşlarda devreye alınacak "Premium Economy" segmentinin, şirketin karlılık ve marka değerine yüksek katkı sağlaması bekleniyor. Küresel iş birliklerine açık olduklarını vurgulayan Şeker; Asya ve Güney Amerika başta olmak üzere farklı coğrafyalarda havayolu operasyonları, kargo ve uçak bakım-onarım (MRO) alanlarında ortak girişimlere sıcak baktıklarını ifade etti. Dünyanın en büyük üçüncü MRO sağlayıcısı konumunda olan THY, bu tür stratejik ortaklıklarda yüzde 30 ila 50 arasında pay sahibi olmayı değerlendirerek küresel havacılık ekosistemindeki sinerjiyi en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!