Kısaca
- Equimundo ve UN Women raporları, dünya genelinde ebeveyn izinlerindeki uçurumu ve bakım ekonomisinin toplumsal cinsiyet eşitliği üzerindeki etkisini vurguluyor.
- Equimundo tarafından 2026 yılında 16 ülkede 8 bin ebeveyn ile gerçekleştirilen araştırma, dünya genelinde ücretli ebeveyn izinlerinde anneler ve babalar arasında ciddi bir uçurum olduğunu gözler önüne seriyor.
- Verilere göre, 190 ülkede anneler ortalama 196 gün ücretli izin hakkına sahipken, babalar için bu süre ortalama 25 günle sınırlı kalıyor.
Equimundo tarafından 2026 yılında 16 ülkede 8 bin ebeveyn ile gerçekleştirilen araştırma, dünya genelinde ücretli ebeveyn izinlerinde anneler ve babalar arasında ciddi bir uçurum olduğunu gözler önüne seriyor. Verilere göre, 190 ülkede anneler ortalama 196 gün ücretli izin hakkına sahipken, babalar için bu süre ortalama 25 günle sınırlı kalıyor. Ülkelerin üçte birinden fazlasında babalar için yasal bir ücretli izin hakkı bulunmazken, bu durum bakım sorumluluklarının paylaşılmasını zorlaştırıyor.
Babaların bakım sorumluluğuna bakışı nedir?
Araştırmaya katılan babaların yüzde 89’u, evde üstlendikleri bakım işlerine ücretli işleri kadar değer verdiklerini belirtiyor. Buna karşın babaların yüzde 87’si ihtiyaç duydukları desteği alamadıklarını, yüzde 83’ü ise işverenlerinin esnek çalışma olanağı sunmadığını ifade ediyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, kamu bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla vergi artışlarını destekleyebileceklerini dile getiriyor.
Bakım ekonomisi neden öncelikli bir konu?
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ülke Ofisi, 29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü kapsamında yayımladığı raporda, bakım ekonomisine yatırım yapmanın toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal koruma için kritik olduğunu vurguluyor. Ayrıca, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesinde, bakım ekonomisi politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle ele alınması planlanıyor. Belém Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı çerçevesinde, ülkelerin bakım emeğine ilişkin ulusal değerlendirmelerini Mart 2027’ye kadar sunmaları bekleniyor.
Equimundo ve UN Women tarafından paylaşılan veriler, dünya genelinde annelerin babalara göre yaklaşık 8 kat daha fazla ücretli izin hakkına sahip olduğunu ve bu durumun kadınların kariyer gelişimini kısıtladığını ortaya koyuyor. 61 ülkede annelere sağlanan izin süresi Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 14 haftalık asgari standardının altında kalırken, 44 ülkede üç yaş altı çocuklara yönelik kurumsal bakım hizmetleri için yasal bir çerçeve bulunmuyor.
Bakım hizmetlerine erişim ve ebeveyn izinleri, ulusal yasal düzenlemeler ve işveren politikalarıyla şekillenen bir süreçtir. Çalışan ebeveynler, kendi ülkelerindeki yasal izin hakları ve iş yerlerinin sunduğu esnek çalışma modelleri hakkında ilgili bakanlıkların mevzuatlarını takip edebilir, sendikal haklar veya toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla sağlanan ek destekleri inceleyebilirler.
Çıkarılacak sonuç
Mevcut veriler, babaların bakım sorumluluklarını paylaşma konusundaki isteklerine rağmen, yasal altyapı ve iş yeri desteklerinin bu talebi karşılamaktan uzak olduğunu gösteriyor. Bakım sorumluluğunun büyük oranda kadınların üzerinde kalması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren temel yapısal engellerden biri olmaya devam ediyor.
Bakım ekonomisine yönelik yatırımların eksikliği, yalnızca aileleri değil, aynı zamanda iş gücü piyasasını ve genel ekonomik verimliliği de olumsuz etkiliyor. Kurumsal bakım hizmetlerinin yasal çerçeveye oturtulması, hem annelerin iş gücüne katılımını destekleyebilir hem de toplumun genel dayanıklılığını artırabilir.
Muhtemel etkiler
Ücretli ebeveyn izinlerinin eşitlenmesi yönünde atılacak adımlar, uzun vadede kadınların kariyerlerinde daha fazla ilerlemesine ve aile içi sorumlulukların daha dengeli paylaşılmasına olanak tanıyabilir. İşverenlerin esnek çalışma modellerini benimsemesi, çalışan bağlılığını artırabilir ve bakım sorumluluğu nedeniyle işten ayrılma oranlarını düşürebilir.
COP31 gibi uluslararası platformlarda bakım ekonomisinin gündeme gelmesi, ülkelerin bu konuda daha kapsayıcı politikalar geliştirmesi için bir baskı unsuru oluşturabilir. Bu durum, önümüzdeki yıllarda ulusal mevzuatlarda bakım hizmetlerine ayrılan bütçelerin ve yasal izin sürelerinin artırılmasını teşvik edebilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!