Resmî Gazete künyesi
- Tür
- Anayasa Mahkemesi Kararı
- Sayı tarihi
- 4 Kasım 2026, Çarşamba
- Yürürlük
- 21 Nisan 2026
- Kimleri ilgilendiriyor
- Hekimler, sağlık meslek kuruluşları ve disiplin süreçleri ile ilgilenen hukukçular.
- Resmî metin
- Anayasa Mahkemesinin 21/4/2026 Tarihli ve 2022/92607 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesi, 21 Nisan 2026 tarihinde aldığı kararla, İstanbul Bilim Üniversitesi eski rektörü ve kalp ve iç hastalıkları uzmanı Mutia Canan Karatay’ın medyada yaptığı tıbbi içerikli açıklamalar nedeniyle aldığı disiplin cezasını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi. Mahkeme, başvurucunun aşı uygulamalarına yönelik açıklamaları sebebiyle İstanbul Tabip Odası tarafından verilen bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezasının, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi.
Başvurucu Mutia Canan Karatay, 10 Ekim 2022 tarihinde yaptığı bireysel başvuruda, bilimsel makalelere dayanarak halkı bilgilendirdiğini ve disiplin cezası ile yasaklanan fiillerin kanunla belirlenmesi gerektiğini savunarak ifade özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştü. Yerel mahkemelerce reddedilen disiplin cezasının iptali talebi sonrası Anayasa Mahkemesi, disiplin cezasının dayanağı olan 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesinin, hangi eyleme hangi yaptırımın uygulanacağı konusunda yeterli belirlilik ve öngörülebilirlik sunmadığına dikkat çekti.
Anayasa Mahkemesi, disiplin cezalarının uygulanmasında haysiyet divanlarına tanınan geniş takdir yetkisinin, keyfi uygulamalara karşı yeterli hukuki güvence sağlamadığını belirtti. Bu kapsamda, 6023 sayılı Kanun'un 39. maddesinin daha önce Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğini hatırlatan yüksek mahkeme, başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin kanunilik şartını taşımadığını vurguladı. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine ve başvurucuya yargılama giderlerinin ödenmesine karar verildi.
Ne değişti?
- Disiplin cezalarının kanuni dayanağının "belirlilik" ve "öngörülebilirlik" şartlarını taşımadığı tescil edildi.
- Haysiyet divanlarının disiplin cezası verme yetkisini kullanırken keyfi yorumlara karşı yeterli güvenceye sahip olmadığı belirlendi.
- Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin Anayasa'nın 13. maddesindeki kanunilik şartını sağlaması gerektiğini hatırlattı.
Kimleri ilgilendiriyor?
Bu karar, başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere tüm meslek kuruluşlarını, disiplin soruşturması yürüten haysiyet divanlarını ve mesleki faaliyetleri nedeniyle disiplin cezası ile karşı karşıya kalan tüm hekimleri doğrudan ilgilendirmektedir.
Yürürlük
Karar, 21 Nisan 2026 tarihinde verilmiş olup, yeniden yargılama süreci Ankara 14. İdare Mahkemesi nezdinde başlatılacaktır.
Çıkarılacak sonuç
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, meslek kuruluşlarının disiplin yetkilerini kullanırken "belirlilik" ve "ölçülülük" ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalması gerektiğini ortaya koymaktadır. Kanun metninde açıkça tanımlanmayan disiplin suçları ve keyfi takdir yetkisi, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması noktasında hukuki bir engel olarak kabul edilmektedir.
Muhtemel etkiler
Bu karar, benzer disiplin cezalarıyla karşılaşan diğer meslek mensupları için emsal teşkil edebilir ve meslek kuruluşlarının disiplin yönetmeliklerini daha şeffaf ve belirli kriterlere göre yeniden düzenlemesine yol açabilir. Ayrıca, idari yargı süreçlerinde disiplin cezalarının iptali talebiyle açılan davalarda, bu kararın gerekçeleri temel alınarak daha fazla hak ihlali kararı çıkması beklenebilir.
Kaynak: T.C. Resmî Gazete
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!