Avrupa’da Uçak Yakıtı Alarmı: Stoklar Kritik 30 Günlük Sınırın Altına Geriledi
Ortadoğu’da tırmanan gerilim, uçak yakıtı stokları 30 günün altına düşen Avrupa’da havacılık krizini tetikledi. Kıta, alternatif tedarikçilere yöneliyor.
Ortadoğu bölgesinde yeniden tırmanışa geçen askeri ve siyasi gerilimler, havacılık sektörünün can damarı olan uçak yakıtı konusunda Avrupa genelinde ciddi bir endişe dalgası yarattı. Kıta ülkeleri, olası bir tedarik kesintisine karşı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Asya pazarından yeni iş ortakları bulmaya çalışırken, bir yandan da kendi rafinerilerindeki üretim kapasitelerini zorluyor. Ancak tüm bu çabalara rağmen Avrupa, küresel enerji sevkıyatındaki aksamalara karşı dünyanın en hassas ve kırılgan coğrafyası olmaya devam ediyor.
Onlarca yıldır devam eden rafineri kapatma politikaları nedeniyle İngiltere, Fransa ve Almanya risk tablosunun en üst sıralarında yer alıyor. Avrupa'nın uçak yakıtı ihtiyacını karşılamak için Ortadoğu’ya ve özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen tanker sevkıyatlarına olan bağımlılığı kritik seviyesini koruyor.
Avrupa'nın Günlük Jet Yakıtı Açığı 600 Bin Varile Ulaşıyor
Enerji sektörünün önde gelen danışmanlık kuruluşlarından Energy Aspects tarafından 18 Haziran tarihinde yayımlanan veriler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Rapora göre, Avrupa’nın yılın üçüncü çeyreğinde günlük yaklaşık 600 bin varil uçak yakıtı açığı ile karşı karşıya kalacağı tahmin ediliyor. Aynı dönemde küresel piyasalarda dengeler değişirken, ABD’den günlük 116 bin varil, Asya-Pasifik bölgesinden ise 425 bin varil arz fazlası oluşması bekleniyor.
Haziran ayı başında yapılan hesaplamalara göre, Avrupa genelindeki uçak yakıtı stokları 38 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık ABD’nin elindeki stok miktarı aynı dönemde 99 milyon varil olarak kayıtlara geçti. Mevcut veriler ışığında, Avrupa’nın elinde bulundurduğu yakıt rezervinin 30 günden daha az bir sürede tükenebileceği belirtiliyor. Bu oran, dünyanın en büyük uçak yakıtı pazarları arasındaki en düşük stok güvencesi olarak dikkat çekiyor.
Üretimdeki Artışa Rağmen Arz Sıkışıklığı Kapıda
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) tarafından paylaşılan son aylık raporun geçici verileri, Avrupa’daki uçak yakıtı stoklarının mayıs ayı sonunda geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 10 artış gösterdiğini ortaya koydu. Rafinerilerin üretim performansı ise yüzde 30’luk bir ivme kazandı. Ancak uzmanlar, hem stoklardaki hem de üretimdeki bu artışın Avrupa’ya yalnızca bir aylık bir hareket alanı sağladığı konusunda uyarıyor.
Enerji analiz şirketi Rystad’ın analisti Janiv Shah, mevcut piyasa koşullarının bu şekilde devam etmesi durumunda, ağustos ayı boyunca ciddi bir arz sıkışıklığı yaşanabileceğini öngörüyor. Avrupa Birliği (AB) Enerji Komiseri Dan Jorgensen de yaz tatili sezonunun sonlarına doğru stokların daha da kritik seviyelere gerileyebileceğini belirtti. Jorgensen, acil bir durum yaşanması halinde üye ülkelerin ulusal rezervlerindeki yakıtı serbest bırakması sürecinin Brüksel tarafından koordine edileceğini duyurdu.
Savaş öncesi dönemde, deniz yoluyla taşınan küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçmekteydi. ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyonlarla başlayan sürecin ardından boğazdaki sevkıyat trafiği büyük ölçüde durmuş, geçişler ancak haziran ayında kısmen normale dönebilmişti. Temmuz ayında ABD ve İran arasında yeniden alevlenen karşılıklı saldırılar ise geçici ateşkes çabalarını ve küresel enerji koridorlarını bir kez daha tehlikeye attı. Savaş öncesinde ithal ettiği jet yakıtının yarısını Ortadoğu’dan alan Avrupa için Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir yeni tıkanma, yakıt krizini çok daha derinleştirebilir.
Kanada'dan Güney Kore'ye Uzanan Yeni Tedarik Zinciri
Yaşanabilecek olası bir arz krizinin önüne geçmek isteyen Avrupalı yetkililer, geleneksel rotaların dışına çıkarak alternatif ülkelere yöneldi. Bu kapsamda Kanada, ABD, Nijerya, Hindistan ve Güney Kore ile yeni tedarik anlaşmaları yapılıyor. Kpler tarafından sağlanan verilere göre, Avrupa’nın uçak yakıtı ithalatı haziran ayında günlük 673 bin varile ulaşarak Ekim 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu süreçte ABD ve Nijerya, Avrupa’nın en büyük yakıt sağlayıcıları olarak öne çıkarken; Kuveyt, Kanada, Hindistan ve Güney Kore’den de yoğun sevkıyatlar gerçekleştirildi. Özellikle Hindistan’dan yapılan ithalat haziran ayında şubat ayından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Savaş öncesinde Avrupa’nın en büyük tedarikçilerinden biri olan Kuveyt’ten yola çıkan günlük yaklaşık 25 bin varillik yakıtın ise gemiden gemiye aktarım (STS) yöntemiyle ağustos ayında kıtaya ulaşması planlanıyor.
Avrupalı Rafinerilerden Yerli Üretim Hamlesi
Dışa bağımlılığı asgari düzeye indirmek isteyen Avrupalı üreticiler de yerli üretimi destekleme kararı aldı. Bu noktada İtalya, yılın ilk dört ayında uçak yakıtı üretimini yüzde 10 oranında artırarak öncü bir rol üstlendi. Ülkenin yakıt ithalatı yüzde 6 oranında azalırken, yerli üretim mart ve nisan aylarında toplam talebin yaklaşık yüzde 70’ini karşılamayı başardı. İtalya’nın uçak yakıtı üretim kapasitesinin yarısını kontrol eden enerji devi Eni, Avrupa dışından yarı işlenmiş petrol ürünleri ithal ederek üretim hacmini büyüttü.
Kuzeybatı Avrupa pazarında mart ayı sonunda varil başına 215,32 dolar ile tarihi zirvesini gören jet yakıtı fiyatı, son dönemde 133,27 dolara kadar geriledi. Bu fiyat düşüşü havayolu şirketlerinin üzerindeki maliyet baskısını bir nebze olsun hafifletti. Uçak yakıtı, havayolu işletmelerinin toplam giderlerinin yüzde 20 ila 25’lik kısmını oluşturuyor. Ancak analistler, yakıt fiyatlarındaki bu gevşemenin kısa vadede uçak biletlerine indirim olarak yansımasını beklemiyor. Yüksek yolcu talebi, sınırlı uçuş kapasitesi ve havayolu firmalarının yakıt tasarrufu sağlamak adına sefer sayılarını optimize etmesi, bilet fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!