Yunanistan'dan Tarihi İtiraf: Ege'de Türk İHA'larına Karşı F-16 Stratejisi Çöktü
Yunan basını, Ege'deki Türk İHA'larına karşı F-16 uçurma maliyetinin Atina'yı askeri ve ekonomik çıkmaza sürüklediğini ve bu savunma modelinin çöktüğünü itiraf etti.
Türkiye'nin tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği İnsansız Hava Araçları (İHA), Ege Denizi'nin uluslararası sularında gerçekleştirdiği devriye uçuşlarıyla Atina yönetiminde büyük bir panik yaratmaya devam ediyor. Yunanistan'ın en saygın ve köklü yayın organlarından To Vima gazetesinde yayımlanan kapsamlı bir analiz, Türk İHA'larının Ege'deki operasyonel ve teknolojik üstünlüğünün Yunan askeri ve ekonomik yapısını nasıl bir çaresizliğe sürüklediğini gözler önüne serdi.
Bilindiği üzere, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası deniz hukuku kuralları çerçevesinde, Ege Denizi'nde hem Türkiye'nin hem de Yunanistan'ın karasuları sınırı 6 deniz mili olarak uygulanıyor. Ankara, tüm keşif, gözetleme ve devriye faaliyetlerini bu yasal sınırın ötesinde kalan uluslararası hava sahasında, küresel hukuka tam bir bağlılıkla icra ediyor. Buna karşılık Atina yönetimi, uluslararası hukukta hiçbir geçerliliği bulunmayan 10 millik hayali bir hava sahası iddiasına sığınarak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yasal uçuşlarını kendi kamuoyuna birer "ihlal" gibi sunmaya çalışıyor. Diğer taraftan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 1995 yılında aldığı ve Yunanistan'ın karasularını 6 milin üzerine çıkarmasını doğrudan savaş sebebi (casus belli) sayan tarihi kararı, caydırıcı bir güç olarak masadaki ağırlığını koruyor.
Karanlıkta Kesintisiz Takip ve Gece Operasyon Gücü
Yunan medyasında son dönemde geniş yer bulan en büyük endişe kaynağı, Türk İHA'larının sahip olduğu yüksek teknolojili gece operasyonu gerçekleştirme kabiliyeti oldu. To Vima gazetesi, özellikle Bayraktar TB2 gibi platformların entegre edildiği üstün donanımlara dikkat çekerek Atina'nın çaresizliğini şu cümlelerle özetledi:
"Gelişmiş sensör teknolojileri ve yüksek çözünürlüklü termal gece görüş sistemleriyle donatılan Türk İHA'ları, Ege semalarında gece karanlığı çöktükten sonra bile kesintisiz keşif ve izleme faaliyetlerini sürdürebiliyor. Yunan savunma mekanizması ise bu teknolojik üstünlük karşısında tamamen etkisiz kalıyor."
Ege Semalarında Asimetrik Maliyet Savaşı
Yayımlanan analizin en çarpıcı bölümlerinden birini, Ege Denizi üzerinde yaşanan asimetrik ekonomik mücadele oluşturuyor. Yunanistan Hava Kuvvetleri, uluslararası hava sahasında süzülen Türk İHA'larını sözde engellemek amacıyla her seferinde insanlı F-16 savaş uçaklarını acil kalkışla havalandırmak zorunda kalıyor. Resmi askeri verilere göre, bir F-16 savaş uçağının bakım, amortisman ve yakıt giderleri dahil olmak üzere yalnızca bir saatlik uçuş maliyeti 25 bin ile 27 bin dolar (yaklaşık 850 bin ile 918 bin TL) arasında değişiklik gösteriyor.
Buna karşılık, küresel savunma sanayisi kaynakları standart bir askeri keşif İHA'sının saatlik uçuş maliyetini ortalama 2 bin 500 dolar (yaklaşık 85 bin TL) olarak hesaplıyor. Uluslararası askeri platformlarda paylaşılan güncel analizlerde ise Türk İHA'larının saatlik operasyonel maliyetinin 300 ila 500 dolar (yaklaşık 10 bin ila 17 bin TL) gibi inanılmaz derecede düşük ve optimize bir bütçeyle gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Atina İçin Sürdürülemez Savunma Modeli
İki ülke arasındaki uçuş maliyetleri karşılaştırıldığında ortaya çıkan yaklaşık 10 katı aşan devasa fark, zaten kırılgan bir yapıya sahip olan Yunanistan ekonomisine ağır bir darbe vuruyor. To Vima gazetesi, Atina hükümetinin anti-dron savunma sistemleri ve elektronik harp alanındaki yetersizliklerini açıkça itiraf ederek şu tespitte bulundu:
"Atina yönetimi, Ege'de devriye gezen her bir Türk İHA'sına yanıt verebilmek adına onlarca kat daha yüksek maliyetli operasyonlara imza atmak zorunda kalıyor. Tamamen F-16 savaş uçaklarının uçurulmasına dayalı bu önleme stratejisinin ekonomik açıdan sürdürülebilir olması kesinlikle mümkün görünmüyor."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!