Hataylı Kadınların Ateşle İmtihanı: 80 Derecelik Tandır Sıcağında Ekmek Mücadelesi
Hatay'da hava sıcaklığı 35 dereceyi bulurken, tandır başında 80 dereceye ulaşan kavurucu sıcağa karşı günde 25 litre su tüketerek direnen kadınların zorlu mücadelesi.
Türkiye'nin en sıcak illerinin başında gelen Hatay’da, kavurucu yaz sıcakları yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. Antakya ilçesine bağlı Kisecik Mahallesi’nde yaşayan 5 üretken kadın, aile ekonomilerine katkı sağlamak amacıyla geleneksel tandır ocaklarında ekmek ve gözleme üretiyor. Hava sıcaklığının gölgede 35 dereceyi aştığı kentte, tandır başındaki sıcaklık ise adeta nefes kesiyor. Kadınlar, ekmek paralarını kazanabilmek için gün boyu adeta ateşle dans ederken, bu aşırı sıcağa karşı çözümü günde litrelerce su tüketmekte buluyor.
Dışarıda 35, Tandır Başında 80 Derece Sıcaklık
Tandır başında çalışmanın zorluklarını anlatan emekçi kadınlardan Şehire Koşar, ekmeklerini kelimenin tam anlamıyla ateşin içinden çıkardıklarını vurguluyor. Sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başladıklarını belirten Koşar, "Tandırda katıklı ekmek, gözleme ve beyaz ekmek gibi pek çok çeşit üretiyoruz. Sabah saat 07.00’de yaktığımız tandırın başından akşam 17.00’ye kadar ayrılmıyoruz. Özellikle sabah saat 09.00 civarı ve öğle saatlerinde yoğunluğumuz en üst seviyeye ulaşıyor" dedi.
Dışarıdaki hava sıcaklığı ile tandır başındaki sıcaklık arasında adeta uçurum olduğunu ifade eden Koşar, "Dışarıda termometreler 35 dereceyi gösterirken, tandırın içi ve çevresi 60 ila 80 dereceye kadar yükseliyor. Başımızın üzerindeki sac levhalar nedeniyle sıcaklık adeta ikiye katlanıyor. Bu sıcağa alışmak neredeyse imkansız. Gözlerimizin içi, kirpiklerimiz ve ellerimiz sürekli yanıyor ama ailemiz için bu zorluğa katlanmak zorundayız" şeklinde konuştu.
Günde 25 Litre Su Tüketerek Ayakta Kalıyorlar
Henüz 6 yaşındayken babasından öğrendiği tandır mesleğini yıllardır sürdüren Ceylan Koşar ise çocukluk yıllarından beri bu ateşin karşısında olduğunu belirtiyor. Geçmişte boyu yetmediği için bir takozun üzerine çıkarak hamur açtığını dile getiren Koşar, sıcağa karşı geliştirdikleri hayatta kalma mücadelesini şu sözlerle özetledi: "Yılların verdiği alışkanlıkla artık ellerim sıcağa karşı duyarsızlaştı ancak içimizdeki hararet hiç bitmiyor. Dışarısı 40 derece olduğunda, tandırın sıcaklığı 100 dereceyi bulabiliyor."
Aşırı sıcaklık nedeniyle vücudun ciddi su kaybettiğini belirten Koşar, "Normal bir insan günde birkaç litre su tüketirken, biz burada günde ortalama 25 litre su içiyoruz. Sürekli içimiz yanıyor. Bu kavurucu sıcağa dayanabilmek için tek çaremiz buz gibi sular ve tandır aralarında sığındığımız incir ağacının gölgesi oluyor. Ekmeğimizi taştan değil, adeta ateşten çıkarıyoruz çünkü evde bizi bekleyen çocuklarımız var" ifadelerini kullandı.
Geleneksel Lezzetler Aile Ekonomisine Can Suyu Oluyor
Hatay'ın eşsiz lezzetlerinden olan katıklı ekmek ve el açması gözlemeler, bu zorlu mesainin ardından tüketicilerin sofralarına ulaşıyor. Kadınların el emeğiyle hazırlanan bu yöresel ürünler, hem mahalle halkı hem de çevre ilçelerden gelen vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Zorlu çalışma koşullarına rağmen pes etmeyen Hataylı kadınlar, hem geleneksel lezzetleri yaşatıyor hem de kazandıkları parayla ev bütçelerine can suyu oluyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!