Küresel Enerji Koridorunda Çift Yönlü Kriz: Hürmüz'ün Ardından Babülmendep'te de Gemiler Durdu
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ardından Babülmendep'te de Husi ablukası başladı. Petrol tanker geçişleri yüzde 69 azalırken, navlun ve sigorta maliyetleri fırladı.
Küresel enerji koridorlarının en kritik geçiş noktaları olan Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında tırmanan askeri ve siyasi gerilim, dünya deniz taşımacılığını büyük bir çıkmaza sürüklüyor. ABD ile İran arasındaki çatışma ikliminin Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini durma noktasına getirmesinin ardından, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası kararı Babülmendep Boğazı'nı da adeta ateş çemberine çevirdi. Yaşanan bu çift yönlü kriz, küresel enerji arz güvenliğini tehdit ederken Brent petrol fiyatlarını 90 dolar sınırına kadar taşıdı. Navlun fiyatları ve savaş riski sigorta primlerindeki sert yükselişler ise küresel ticaretin maliyet yükünü ağırlaştırıyor.
Karşılıklı Misillemeler Babülmendep'te Tansiyonu Zirveye Taşıdı
Bölgedeki kriz, Yemen'deki İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri arasındaki askeri gerilimin yeni bir boyuta taşınmasıyla derinleşti. Husiler, Suudi Arabistan'ın, İran'daki bir cenaze töreninden dönen Husi liderlerini taşıyan uçağı vurmak amacıyla Sana Uluslararası Havalimanı'na hava saldırısı düzenlediğini iddia etti. Bu hamleye misilleme olarak harekete geçen Husiler, Suudi Arabistan sınırları içerisindeki Abha Uluslararası Havalimanı'nı insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle hedef aldı. Koalisyon güçlerinin Yemen hava sahası ve limanları üzerindeki ambargolarına sert tepki gösteren Husiler, "Ablukaya ablukayla karşılık vereceğiz" açıklamasıyla Suudi Arabistan'a karşı resmi olarak deniz ablukası başlattıklarını duyurdu.
Tanker Geçişlerinde Yüzde 69'luk Büyük Düşüş
Husilerin deniz ablukası ilanının ardından Babülmendep Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği adeta bıçak gibi kesildi. Elde edilen verilere göre, boğazdan geçen ham petrol tankeri sayısı sadece bir günde yüzde 69 oranında azaldı. 20 Temmuz tarihinde boğazı kullanan tanker sayısı 16 olarak kayıtlara geçerken, bu sayı ablukanın hemen ardından 21 Temmuz'da 5'e kadar geriledi. Bugün ise şu ana kadar yalnızca 9 geminin geçiş yapabildiği bildirildi. Benzer bir tıkanma Hürmüz Boğazı'nda da yaşanıyor; dün boğazdan sadece 1 ham petrol tankeri geçebilirken, önceki 5 gün boyunca bölgede hiçbir gemi hareketliliği gözlenmedi. Bu durum, küresel petrol akışının en hayati iki damarının aynı anda tıkanması anlamına geliyor.
Lojistik Devleri Rotayı Yeniden Afrika'ya Çevirebilir
Yaşanan küresel lojistik krizini değerlendiren ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, Husilerin abluka açıklamasının somut bir saldırı gerçekleşmemiş olsa bile Babülmendep Boğazı'ndaki risk algısını anında zirveye çıkardığını vurguladı. Luman, navlun ve sigorta primlerindeki fırlamanın doğrudan nihai maliyetlere yansıdığına dikkat çekerek şu analizleri paylaştı: "Suudi Arabistan'ın alternatif bir ihracat kapısı olarak Yanbu Limanı'nı çok daha yoğun kullanması, petrol piyasalarındaki baskıyı daha da tırmandırıyor. Bu tehditlerden kaçınmak için gemilerin rotayı kuzeye, yani Afrika'yı dolaşarak Akdeniz'e çevirmesi ise çok büyük bir zaman kaybı demek. Maersk ve Hapag Lloyd gibi dev konteyner taşımacılığı şirketleri Kızıldeniz seferlerini henüz yeni başlatmışken, bu son gelişmeler geçiş planlarının askıya alınmasına ve rotaların yeniden Afrika çevresindeki uzun yola kaydırılmasına yol açacaktır."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!