Küresel Jeopolitik Gerilimler Tahvil Piyasalarını Sallıyor: Avrupa'da Faizler Rekor Seviyede
Orta Doğu'daki jeopolitik kriz ve enerji arzı endişeleri tahvil piyasalarında depreme yol açtı. Almanya, Fransa ve İngiltere'de tahvil faizleri tarihi zirveleri gördü.
Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve enerji arzına yönelik endişeler, küresel finans piyasalarında kartların yeniden dağıtılmasına yol açıyor. Petrol fiyatlarındaki hızlı tırmanış, enflasyonun uzun süre kalıcı olacağı endişelerini körüklerken, tahvil piyasalarında tarihi bir satış dalgası başlattı. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ve Suudi Arabistan'ın kritik petrol boru hattını kapatması, küresel ekonomideki kırılganlığı artırarak tahvil getirilerini zirveye taşıdı.
Enerji Koridorundaki Tıkanıklık ve Enflasyonist Baskılar
Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu'daki sıcak çatışma ortamı nedeniyle alarm veriyor. Hürmüz Boğazı kaynaklı arz endişelerine ek olarak, Suudi Arabistan'ın günlük 7 milyon varil kapasiteli Doğu-Batı Petrol Boru Hattı olan "Petroline"ı, Irak kaynaklı saldırılar sebebiyle kapatması bardağı taşıran son damla oldu. Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak tasarlanan bu hattın devre dışı kalması, petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı artırdı.
Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında para politikasını daha da sıkılaştıracağına yönelik beklentileri kuvvetlendirdi. Güçlenen şahin beklentiler ise tahvil piyasalarında yoğun bir satış baskısını beraberinde getirdi.
Avrupa Merkez Bankası'ndan Sıkılaşma Adımı ve Lagarde'ın Uyarıları
Avrupa kanadında da durum farksız seyrediyor. Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin tetiklediği enerji maliyetleri, bölgedeki enflasyonist endişeleri zirveye taşıdı. Bu durum, Avrupa genelinde faiz oranlarının tahmin edilenden çok daha uzun süre yüksek kalacağı algısını pekiştirdi.
Gelişmeler karşısında aksiyon alan Avrupa Merkez Bankası (ECB), enerji krizi ve tırmanan fiyat baskılarına karşı üç temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda 25'er baz puan artırma kararı aldı. ECB Başkanı Christine Lagarde, Orta Doğu'daki çatışmalar ve Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son gelişmelerin, manşet enflasyonu uzun bir süre boyunca bankanın yüzde 2'lik hedefinin "oldukça üzerinde" tutacağı uyarısında bulundu.
Almanya, Fransa ve İngiltere'de Tarihi Tahvil Faizleri
Yaşanan bu küresel türbülans, Avrupa'nın önde gelen ekonomilerinin tahvil piyasalarında rekor seviyelerin görülmesine neden oldu. Almanya'da tahvil faizleri tarihi zirvelere ulaştı:
Almanya'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,32 ile 2011'den, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 3,38 ile 2008'den, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,57 ile 2009'dan, 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,89 ile 2011'den ve 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,91 ile yine 2011'den bu yana en yüksek seviyeyi test etti.
Benzer bir tablo Fransa piyasalarında da gözlendi. Fransa'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,54 ile 2023'ten, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,003 ile 2008'den, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 ile 2008'den, 20 yıllık tahvil faizi yüzde 4,99 ile 2008'den ve 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,1766 ile 2002'den beri en yüksek düzeye tırmandı.
Avrupa Birliği dışında yer alan İngiltere de bu satış dalgasından kaçamadı. İngiltere'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,96 ile 2023'ten, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 5,03 ile 2008'den, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,43 ile 2007'den, 20 yıllık tahvil faizi yüzde 5,90 ile 1998'den ve 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,95 ile 1998'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. İngiltere Merkez Bankasının (BoE) eylül ayında faizleri sabit tutması beklense de kasım ayı toplantısında yeni bir faiz artırımına gideceği öngörülüyor.
Uzman Görüşü: Yeni Bir Enflasyon Dalgası ve Vade Primi Etkisi
Piyasalardaki bu olağanüstü hareketliliği değerlendiren ABN AMRO Kıdemli Faiz Stratejisti Larissa Fritz, İran merkezli gerilimlerin yeni bir enflasyon dalgası yarattığını vurguladı. Fritz, bu durumun piyasa aktörlerini, merkez bankalarının faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağı beklentisine sevk ettiğini belirtti.
Bozulan mali yapılar ve artan devlet tahvili arzının vade primini yukarı çektiğini kaydeden Fritz, şu analizi paylaştı: "Kısa vadeli faiz beklentilerinin yükselmesi ile vade priminin artması, tahvil faizlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelere çıkmasına yol açtı. 2022-2023 dönemindeki faiz artırımı döngülerinde, kısa vadeli faiz beklentilerindeki yükseliş tahvil faizlerini yukarı itmişti ancak bu etki, negatif vade primi tarafından kısmen dengelenmişti. Şu anda böyle bir dengeleyici etki söz konusu değil; çünkü vade primi, kısa vadeli faiz beklentileriyle birlikte yükseliyor ve bu durum tahvil faizlerinin çok daha yüksek seviyelere çıkmasına olanak sağlıyor."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!