Taşköprü'nün "Beyaz Altını" İçin Gece Mesaisi: Çiftçiler Tarlalarda Hırsız Nöbetinde
Kastamonu'da coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağını hasat eden üreticiler, bir yıllık emeklerinin çalınmaması için tarlalarda sabaha kadar nöbet tutuyor.
Avrupa Birliği (AB) tescilli dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağında hasat mevsimi tüm hızıyla sürüyor. Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde binlerce ailenin en önemli geçim kaynağı olan ve üreticiler tarafından "beyaz altın" olarak adlandırılan bu değerli ürün, benzersiz aroması ve uzun raf ömrüyle dünya genelinde yoğun talep görüyor. Toprak altından büyük emeklerle çıkarılan sarımsaklar, kalitesinin artması ve ideal nem oranına ulaşması için yaklaşık 15 gün boyunca tarlalarda kurumaya bırakılıyor. Ancak bu hassas süreç, üreticiler için zorlu bir güvenlik mesaisini de beraberinde getiriyor.
Yıllık Emeğin Korunması İçin "Hırsız Nöbeti" Başladı
Şubat ayında toprağa düşen tohumların aylarca süren zahmetli bakımının ardından olgunlaşan sarımsaklar, hırsızlık olaylarına karşı tarlalarda koruma altına alınıyor. Çetmi köyünde uzun yıllardır sarımsak yetiştiriciliği yapan İrfan Ünvar, coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağının çok özel niteliklere sahip olduğunu belirterek, ürünün mayıs ayına kadar soğuk hava deposuna ihtiyaç duymadan tazeliğini koruyabildiğini vurguladı. Ünvar, "Şubat ayında dikimle başlayan sürecimiz; çapa, gübreleme ve sulama çalışmalarıyla devam etti. Şimdi de söküm işlemlerine başladık. Sarımsağın kalitesini ve dayanıklılığını kazanması için tarlada 15 gün kuruması gerekiyor. Kadın işçilerimizin emeğiyle toplanan bu ürünleri hırsızlardan korumak için geceleri tarlada nöbet tutuyoruz. Bir yıllık emeğimizi ve yaptığımız onca masrafı korumak için malımızın başında beklemek zorundayız" dedi.
Gündüz Tarlada Mesai, Gece Uykusuz Bekleyiş
Üreticiler, yoğun geçen hasat döneminde hem gündüz tarladaki işleri yürütüyor hem de geceleri uykusuz kalarak mahsullerini koruyor. Çetmi köyü üreticilerinden Necip Garparslan, hasat sonrası tarlada beklemek zorunda kaldıklarını ifade ederek, bu zorlu süreci komşularıyla yardımlaşarak atlattıklarını dile getirdi. Garparslan, "Sarımsaklarımızı topraktan çıkardıktan sonra çalınma riskine karşı tarlalarda nöbet tutmaya başlıyoruz. Yakın arkadaşlarımız ve diğer üreticilerle bir araya gelerek sabaha kadar uykusuz bekliyoruz. Gece boyunca sohbet edip çay içerek zaman geçiriyoruz, gündüz ise durmaksızın tarlada çalışmaya devam ediyoruz" diyerek yaşadıkları zorluğu aktardı.
Yüksek Maliyetler ve Taban Fiyat Beklentisi
Taşköprü sarımsağının üretim aşamasındaki yüksek maliyetlere dikkat çeken üreticiler, emeklerinin karşılığını alabilmek için pazar şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor. 10 Temmuz itibarıyla hasat sürecine başladıklarını belirten üretici Mustafa Ertekin, 15 günlük kuruma aşamasının ardından sarımsakları depolara kaldırarak boyutlarına göre ayırdıklarını söyledi. Ertekin, "Geceleri tarlada arkadaşlarımızla toplanarak nöbet tutuyoruz. Çay içip, yemek yiyerek, bazen de mangal yakarak vakit geçiriyoruz. Kuruma süreci bittikten sonra sarımsakları irili ufaklı olmak üzere 6-7 farklı boya ayırıyoruz. Şu an için dar kapsamlı bir pazarımız var. Kuruyan ürünleri büyük tüccarlar gelip alıyor. Ancak biz üreticiler olarak emeğimizin korunması adına belirli bir taban fiyat uygulanmasını ve daha geniş, organize bir pazar oluşturulmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!